(3402 S. K. m. 5, 30) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava ve temyize konu 101 ada 27, 28, 89 ve 90, 117 ada 7, 119 ada 5 ve 6, 126 ada 10 ve 26, 130 ada 54 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kadastro tespit gününden önce Asliye Mahkemesine açılan elatmanın önlenmesine ilişkin davanın görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine aktarıldığı dikkate alındığında, taşınmazların kadastro tespitlerinin 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanelerinin açık bırakılarak yapıldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca somut olayda, anılan yasanın 30/2 maddesi hükmünün uygulama olanağının da bulunduğu kuşkusuzdur.
Bir yada bir bölüm taşınmazın malikhaneleri yanılgı ile doldurulmuş olmasının hukuksal bir değeri yoktur.
Ne var ki, bu yanılgı taşınmazların tespit tutanaklarında tespit maliki yada tespit malikleri olarak gösterilen gerçek veya tüzel kişilerin davada taraf olmalarını zorunlu kılar.
Bu olgu kamu düzenin ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
Kural olarak davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde bu olgular eşliğinde, davada taraf olmaları zorunlu olduğu halde dosya içeriğine göre Musa kızı Fatma Şensoy ile Ali kızı Hayriye Şensoy'un davada taraf olmadıkları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Öncelikle sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava dışı Musa kızı Fatma Şensoy ile Ali kızı Hayriye Şensoy'a dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, adı geçenler yargılamaya geldiklerinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri, delilleri ayrı ayrı sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, husumet bu yolla yaygınlaştırıldıktan ve davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulduktan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece davada taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de kadastronun amacına aykırı olarak infazı mümkün doğru şekilde sicil oluşturulmaksızın hüküm kurulmuş olması dahi isabetsiz, tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğündün kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 21.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy