(3402 S. K. m. 5)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Dava ve temyize konu 243 ada,3 parsel sayılı taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Tesbit gününden önce davacı Hasan A.tarafından hazine ve köy tüzelkişiliği aleyhine açılan tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Dava ve temyize konu taşınmazın aktarılan davanın kapsamında kaldığı, kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacı taraf, davasından feragat etmiştir. Kural olarak feragat, kabul gibi irade beyanları usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde belgelendirilmiş olmak koşulu ile kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Feragatten dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal neden öne sürülmemiştir.
Açıklanan nedenler dikkate alındığında davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, bu nitelikteki taşınmazların sınırlandırılması ile yetinilmesi ve tescile tabi olmadığının göz önüne alınması gerekirken mera niteliği ile tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına yerine davacının davasının feragat nedeni reddine, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü aracılığı ile aynı yasanın 30/2 ve 16/B maddesi hükmü uyarınca taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına sözlerinin hüküm yerine yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, 11.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy