(1086 S. K. m. 237) (4721 S. K. m. 721) (743 S. K. m. 650)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafça, istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamalara dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava niteliği ve içeriği itibariyle tapuda tarafların ortak miras bırakan adına kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasına konu 407 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın (5 katlı binanın) 3, 4 ve 5. katlarının aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Davalı taraf kesin hükme dayanmış; mahkemece kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine, toplanan ve değerlendirilen delillere uygun düşmemiştir.
Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Ne var ki, kesin hükümden söz edilebilmesi için koşulları HUMK'un 237. maddesi hükmüne göre. her iki davanın taraflarının konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir. Somut olaya gelince; aynı taraflar arasında daha önce açılıp görülen ve kesin hükme bağlanan Bakırköy Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2002/875 Esas, 2005/162 Karar sayılı dosyasında açılan davanın 4721 sayılı TMK. 721 (eski MK m. 650) maddesi hükmüne, göre açılmış temliken tescil istemine ilişkin olduğu, bu davanın dilekçesinde davacı taraf aynı binanın 3, 4 ve 5. katlarının kendi adlarına ve hesabına meydana getirildiğini öne sürerek tapu iptal ve tescil isteminde bulundukları, mahkeme hükmünün gerekçesinde davaya konu katların kim tarafından meydana getirildiği olgusunun tartışılmadığı, taşınmazın iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeni ile unsurları oluşmayan davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından kesinleşen bu hükmün görülen dava açısından kesin hüküm oluşturmayacağı kuşkusuzdur.
Sonuç: Hal böyle olunca mahkemece davalı tarafın kesin hüküm itirazının reddine karar verildikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip davanın esası yönünden bir hüküm verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 02.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy