(3402 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Musa Baysal ve Katılan hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece davacının aktif dava husumeti ehliyeti bulunmadığı açık bir anlatımla dava açmakta hukuksal yararı bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Dava konusu 102 ada 30 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı Halil Yalın, 101 ada 15 parsel sayılı taşınmaz ise hazine adına ayrı, ayrı tespit edilmiş, yargılama sırasında hazine 102 ada 30 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak Musa Baysal tarafından açılan davaya usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde katılmıştır.
Kural olarak maddi vakıaları bildirmek taraflara, hukuki sebebi belirlemek bu yolla uyuşmazlığın niteliğini saptamak mahkemeye aittir. Dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında taşınmazlar üzerinde özellikle 102 ada 30 parsel sayılı taşınmaz üzerinde hak kazanma koşullarının gerçekleşmediği öne sürüldüğü gibi davacı tarafın dava dilekçesi içeriğine göre taşınmazların zilyetlikle kazanılması olanaksız yerlerden olduğunu da öne sürmüştür. Ne var ki mahkemece bu doğrultuda herhangi bir araştırma soruşturma yapılmamış, taşınmazlar başında keşif yapılarak taşınmazların türü de sağlıklı biçimde belirlenmemiştir.
Öte yandan davacı taraf köy tüzel kişiliğine de dava dilekçesinde husumet yöneltmiştir. Her ne kadar köy tüzel kişiliği tespit maliki değilse de dilekçesi içeriğine göre davacının taşınmazların mera olduğunu öne sürdüğü anlaşılmaktadır. Kaldı ki bu olguyu temyiz dilekçesinde de duraksamasız açıklamıştır. Kural olarak meraların çıplak mülkiyeti hazineye yararlanma hakkı taşınmazların bulunduğu belde yada köy tüzel kişiliğine aittir.
Hal böyle olunca davacı tarafın dava açmakta hukuksal yararının bulunduğu hazinenin 102 ada 30 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak açılan davaya yöntemine uygun şekilde katıldığı göz önüne alınmalı, taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de hazinenin 102 ada 30 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak katılma yoluyla açtığı dava hakkında karar yerinde olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması dahi isabetsiz,
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 08.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy