(3402 S. K. m. 12, 16)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Vakıflar İdaresi tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir.
Dava ve temyize konu taşınmaz, kadastro sırasında gerçek kişi adına tesbit edilmiştir. Daha sonra hazine tarafından kesinleşen kadastroya karşı süresinde açılan dava sonucunda taşınmazın Yaylak niteliği ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca sınırlandırılmasına karar verildiği hükmün kesinleştiği dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Vakıflar İdaresi taşınmazın Ramazan oğlu, Halil bey oğlu Piri Mehmet-paşa Vakfiyesi sınırları içerisinde kaldığını öne sürerek dava açmıştır.
Yargılama sırasında taşınmazın çıplak mülkiyetini maliki olduğu saptanan hazine davaya dahil edilmiştir.
Öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında, kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazların çıplak mülkiyeti hazineye, intifaı açık bir deyişle yararlanma hakkı Köy Tüzel Kişiliğine aittir. Hal böyle olunca taşınmazın bulunduğu Belde ya da Köy Tüzel Kişiliğinin davada taraf olması zorunludur. Davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması, başlı başına bozma nedenidir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi öncelikle taşınmazın bulunduğu Belde ya da Köy Tüzel Kişiliğine dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak davada bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, taşınmazın bulunduğu Belde ya da Köy Tüzel Kişiliği yargılamaya geldiğinde, kendisinden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Vakıflar İdaresinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 08.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy