(3402 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava ve temyize konu 530 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece hazinenin davasının reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre davacı tarafın tutunduğu T. Sani 1301 tarih, 1 sayılı tapu kaydının dava dışı 451 parsel sayılı taşınmaza yüzölçümünden fazlasıyla revizyon gördüğü anılan taşınmazında davalı olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Kural olarak bir kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için uygulamada revizyon gördüğü tüm taşınmazların göz önünde tutulması, davalı iseler davaların birlikte çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu olgu sağlıklı sonuca varmanın ve dava ekonomisine uymanın temel koşuludur.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın sonucunu etkileyeceği bu nedenlerle davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı göz önüne alınarak dava dosyaları birleştirilmeli, anılan tapu kaydı 3402 sayılı kadastro kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde yerine uygulanarak kapsamı duraksamasız belirlenmeli, dava dışı 529 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan ve yargı denetiminden geçerek kesinleşen dava dosyası uygulamada tutunulan tapu kaydının kapsamı belirlenirken göz önüne alınmalı, anılan tapu kaydının dava dışı 529 parsel sayılı taşınmaza ait olmadığı mahkeme hükmü ile belirlenmiş olmasının elde görülmekte olan bu davada dayanılan tapu kaydının gerçek kapsamının belirlenmesine engel olmadığı bu olgunun kaydın gerçek kapsamı belirlenirken göz önünde tutulmasının zorunlu olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 26.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy