(3402 S. K. m. 16)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Davalı hazinenin temyizi 101 ada 68 parsel sayılı taşınmazın haritasında (A) harfi ile işaretli 8407 m2 yüzölçümünde davacı taraf adına tescile karar verilen bölümle ilgili hükme yöneliktir.
Hükmüne uyulan bozma kararında mahkemece bir yerin hangi hallerde kamu malı niteliğinde mera olarak nitelendirilebileceği duraksamasız açıklanmıştır. Bu olgular eşliğinde taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4342 sayılı yasa uyarınca mera tahsisi yapıldığına göre uyuşmazlığın tahsis haritasının yöntemine uygun şekilde yerine uygulanarak çözümleneceği kuşkusuzdur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan daire bozma kararı dışında kalan yönler ise kesinleşir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisinin yapıldığı dava konusu 101 ada 68 parsel sayılı taşınmazın davalı hazinenin temyizine konu kesiminin yetkili idari merciler tarafından düzenlenen mera tahsis haritası ve eki belgelerin kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Hal böyle olunca taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğunun kabulü gerekir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Davacı taraf 4342 sayılı Yasa uyarınca yetkili idari merciler tarafından yapılan mera tahsisine ilişkin yönetimsel işleme karşı idari yargı yerinde dava açtığını idari yargı yerinde 4342 sayılı Yasa uyarınca yapılan yönetimsel işlemin iptal edildiğini öne sürmemiş ve bu durumu da kanıtlamamıştır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine, dava konusu 101 ada 68 parsel sayılı taşınmazın temyize konu kesiminin de 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliğiyle sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy