(1086 S. K. m. 73) (4721 S. K. m. 85) (7201 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 23.09.2008 günü belirlenen saatte temyiz eden davacı Selim Bilgiç ve 16 arkadaşı vekili Av. Ali Çağlak ile, davalı Kağıthane Sadabad Eğitim ve Kültüre Hizmet Derneği vekili Av. Hatice Koçar ile davalı dernek kayyumu Av. Mehmet Yetim geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu, açıklamaları dinlendi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava niteliği ve içeriği itibarıyla dernek üyeliğinin devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacılardan Halim Esen, Hüseyin Dönmez, Recep Okumuşlar, Cevat Gülabi, Tahir Sancak, Cemal Vahit Boz'un davalı derneğin üyesi olduklarının tespitine, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiş ise de, davalı derneğe yöntemine uygun tebligat yapılmadan ve taraf koşulu sağlanmadan hüküm verildiğinden yapılan yargılama ve verilen hüküm usule uygun değildir.
HUMK 73. maddesi hükmünde hakimin tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremeyeceği açıklanmıştır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre de, davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 85. maddesi hükmünde derneği yönetim kurulunun temsil edeceği, temsil görevinin yönetim kurulunca üyelerden birine veya bir üçüncü kişiye verilebileceği belirtilmiş, davalı Dernek Tüzüğü'nün 10. maddesi hükmünde de derneği başkan ve onun yokluğunda başkan vekilinin temsil edeceği açıklanmıştır.
Somut olaya gelince, dava 23.01.2006 tarihinde açılmış, dava dilekçesi ve ilk duruşma oturum günü davalı derneğe 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükmüne göre 06.02.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, yargılama sırasında davalı derneği Beyoğlu 20. Noterliğinin 10.02.2006 gün ve 4409 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile İhsan Basmakçı tarafından yetkilendirilen dernek vekili Av. Aziz Demir temsil etmiş ise de, dosya içeriğinde bulunan karar örneklerinden Gökmen Ulupınar ve arkadaşlarınca davalı dernek aleyhine davalı derneğin 21.11.2004 tarihli genel kurulunun mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti istemiyle açılan Şişli Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 2006/17 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında 06.01.2006 günlü kararla davalı derneğin 21.11.2004 günlü genel kurulunda seçilen mevcut yönetim kurulunun faaliyetlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, derneğe kayyım tayini için Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmak üzere davacılara yetki verilmesine karar verildiği, tedbir kararının infaz edildiği, Şişli Sulh 3. Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda verilen 23.02.2006 günlü ve 2006/92 esas ve 2006/270 karar sayılı ilam ile de, davalı derneği yeni bir genel kurula götürmek ve genel kurula kadar dernek faaliyetlerini yürütmek üzere Av. Mehmet Yetim'in kayyım olarak atandığı,verilen bu kararın 23.01.2007 tarihinde Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde yönetim kurulu başkanı veya yokluğunda başkan vekilinin davalı derneği temsil yetkisi bulunmakta ise de, yönetim kurulu başkan veya başkan vekilinin bu temsil yetkisinin 06.01.2006 günlü ihtiyati tedbir kararı ile durdurulduğu gözetildiğinde dava dilekçesinin davalı derneğe tebliğ edildiği 06.02.2006 tarihinde yönetim kurulunun artık derneği temsil edemeyeceği, dernek adına yönetim kuruluna tebligat yapılamayacağı, yönetim kurulunun derneği temsilen avukata vekaletname veremeyecekleri, verilmiş olsa dahi böyle bir vekaletname ile yetkilendirilen avukatın davalı derneği temsilen duruşma oturumlarına katılamayacağı kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece bu olgu gözden kaçırılmış,yetkisiz temsilciler tarafından verilen vekaletname kabul edilerek yetkisiz vekil huzuru ile yargılamaya devam edilerek hüküm verilmiştir. Temsil yetkisi bulunmayan kişilere yapılan tebligatla taraf koşulunun sağlandığından sözedilemez ve yetkisiz vekilin huzuru ile yargılama sürdürülüp davalı derneği savunma hakkı kısıtlanarak hüküm verilemez.
O halde mahkemece yargılama sırasında Şişli Sulh 3. Hukuk Mahkemesinin 23.01.2007 tarihinde kesinleşen 2006/92 esas ve 2006/270 karar sayılı ilamı ile Av. Mehmet Yetim'in davalı derneğe kayyım olarak atandığı dikkate alınarak öncelikle dava dilekçesi ve duruşma oturum günü davalı derneği temsilen dernek kayyımı Av. Mehmet Yetim'e 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine göre tebliğe çıkartılmalı, yargılamaya geldiği taktirde davalı dernek kayyımından davaya karşı diyecekleri, varsa delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece dava dilekçesi ve duruşma oturum günü davalı derneğin gerçek temsilcisine tebliğ edilmeden, davalı derneğin savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Selim Bilgiç ve 16 arkadaşı ile davalı derneğin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen temyiz harçlarının istek halinde ilgilisine iadesine, bozma nedenine göre şimdilik sair temyiz itirazlarının incelenmesine ve Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı Selim Bilgiç ve 16 arkadaşı ile davalı dernek yararına avukatlık parası taktir ve tespitine yer olmadığına, 31.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy