(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine ile davalı Mehmet Çabuk tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Gerçekten, tutunulan tapu kaydının dayanağı mahkeme ilamı getirtilip, incelenmemiştir. Öte yandan daire bozma kararında da vurgulandığı gibi, kayıtların haritaya dayanmaları halinde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamlarının haritasına göre belirlenmesi zorunludur. Ne var ki dava dosyasına getirtilen ve uygulamaya esas alınan tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği birbirine eşit olduğu, açık bir deyişle haritaların ölçekleri eşit olduğu halde haritaların çakışmadığı, bir başka söyleyişle tam olarak örtüşmediği çıplak gözle temyiz incelemesi esasında yapılan basit bir uygulama sonucunda anlaşılmıştır. Kaldı ki tapu kaydının dayanağı haritanın aslından çıkarıldığı, Fikret Ay imzalı belgeden anlaşılmış ise de adı geçenin konumu ve sıfatı belli değildir. Aslı Gibidir mührü üzerinde de Tapu Sicil Müdürü olduğu belirtilen Metin Şahin'in imzası da bulunmamaktadır. O halde tapu kaydının dayanağı haritanın onaylı fotokopi örneği Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli daire bozma kararında öngörüldüğü biçimde taşınmaz başında keşif yapılarak yerel ve uzman bilirkişi harita yüksek mühendisi yada harita mühendisi veya tapu fen memuru aracılığıyla yerine uygulanmalı, kadastro kontrol memuru yada kadastro teknisyenlerinin kural olarak harita uygulamaya yetkilerinin bulunmadığı düşünülmelidir. O halde hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı hazine ile davalı Mehmet Çabuk'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davalı Mehmet Çabuk'tan peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 05.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy