(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: 1- Davacı tarafın temyizi 126 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların davalı hazine adına tescile karar verilen haritasında (B) harfleriyle işaretli kesimlerine, davalı hazinenin temyizi ise anılan taşınmazların haritasında (A) harfiyle işaretli davacı taraf adına tescile karar verilen bölümleriyle ilgili hükümlere yöneliktir.
Davacı tarafın temyizine konu 126 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların haritasında (A) harfiyle işaretli bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde olmadığı, davacı tarafın sözü edilen taşınmazların hazinenin temyize konu bölümleri üzerinde tesbit gününe değin zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşulu ile iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ve bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönler ile belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 126 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların hazinenin temyizine konu haritada (A) harfiyle işaretli kesimleri hakkındaki hükümlerin ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 14,00 YTL. harcın davacı taraftan alınmasına,
2- Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Ne varki daire bozma kararına uyulduğu halde bozma kararı gerekleri tümü ile ve tam olarak yerine getirilmemiştir. Gerçekten, davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14/son maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır.
O halde hükmüne uyulan daire bozma kararı gereğince araştırma ve soruşturma yapılmalı, özellikle az yukarıda vurgulandığı gibi davacı taraf ile kardeşlerini gösterecek şekilde ilgili nüfus müdürlüğünden onaylı nüfus kayıt örnekleri getirtilerek ilgililer adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği, Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek dava ve temyize konu 126 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların davalı hazinenin temyizine konu haritada (A) harfiyle işaretli kesimleri hakkında sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek çekişmeli taşınmazların haritasında (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin davacı taraf adına tesciline karar verilmesi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy