(3402 S. K. m. 14, 20) (1086 S. K. m. 43, 276)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava ve temyize konu 102 ada 867 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal olgulara dayanılarak davalı hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı taraf miras yoluyla gelen hakka kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Yargılama sırasında ayrıca vergi kaydına da dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
İddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmış ise de, usulün 276. maddesi hükmüne uygun biçimde yerel bilirkişi seçilmemiştir. Usulün 276. maddesi hükmünde yerel bilirkişinin en az bir, en çok üç kişi olabileceği belirtildiği halde, taşınmaz başında 2 yerel bilirkişi dinlenmiş varsa yasal nedenleri gösterilmemiş, uzman ziraatçı bilirkişi aracılığı ile dava konusu taşınmaz mahkemece görülüp gözlenmiş ise de gözlem keşif tutanağına yansıtılmamıştır. Kaldı ki, uzman fen bilirkişisinin keşif tutanağına geçen beyanları ile yerel bilirkişi beyanları soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
Taşınmaz başında yapılan keşifte tanık dinlenmemiş varsa yasal nedenleri gerekçeleri ile hüküm yerinde gösterilmemiştir.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle, dayanılan vergi kaydının dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 43 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tapu fen elemanı ve uzman ziraatçı bilirkişi tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan vergi kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada vergi kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, vergi kaydında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye vergi kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın dayanılan vergi kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, dava konusu taşınmazın tümü yada bir bölümü dayanılan kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişki giderilmeli, mahkeme heyeti ve uzman ziraatçı bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz görülüp gözlemlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı taşınmazın fiziksel yapısı meyil durumu komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı taşınmazda toprak yada taş unsurundan hangisinin galip olduğu belirlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde uzman ziraatçı bilirkişiden mahkemenin gözlemini yansıtacak biçimde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 11.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy