(4721 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafça istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tacir ya da tacir sayılan taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Davanın haksız fiilden kaynaklandığı ve 4721 sayılı TMK. nun 6. maddesi hükmüne göre de kural olarak taraflardan her birinin öne sürdüğü iddia ve savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu gözetildiğinde davalının davaya konu zarardan sorumlu tutulabilmesi için davacı tarafın B.K.nun 41. maddesi hükmünde öngörülen haksız sorumluluğunun doğabilmesi için gerekli tüm unsurları, bir başka deyişle davalının zarara neden olan fiilini, zararını, davalının kusurunu, davalının fiili ile zarar arasındaki uygun illiyet bağını ve davalının fiilinin hukuka aykırı olduğunu kanıtlaması gerektiği, davacı tarafın bu unsurları her türlü delille kanıtlayabileceği kuşkusuzdur. Bunun yanında mahkemece hüküm verilebilmesi için taraflarca gösterilen ve davanın sonucuna etkili tüm delillerin eksiksiz toplanması zorunlu olduğu gibi, elinde davanın sonuçlandırılabilmesi için gerekli bilgi ve belge bulunan resmi ve özel kurum ve kuruluşlardan bu bilgi ve belgelerin de getirtilmesi gerekir.
Toplanan delillerden davacı elektrik şirketi görevlisi Hadi Cansızoğlu'nun davalı şirket tarafından 01.04.2007 tarihinde yapılan çalışma sırasında TRT DM ile TBMM Lojman 1 TRF arasındaki 34,5 KV kablonun hasara uğratıldığını belirlemesi üzerine 4.4.2007 tarihinde olay yerine giderek Hasar Tespit Raporu düzenlediği, davacı elektrik şirketince hasar nedeniyle uğranılan zararın Kesin Hesap Cetveli ile 2.323,34 TL olarak belirlendiği, belirlenen bu bedelin ödenmesi için davalı şirkete ihtar gönderildiği, ödenmeyince de görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirket, hasarın meydana geldiği bölgede TOKİ idaresinden sözleşme ile aldıkları bina yapım işi nedeniyle çalışma yaptıklarını kabul etmiş ise de, hasarın meydana geldiği yerde ve tarihte herhangi bir yapım ve kazı işi yapmadıklarını, hasarın meydana geldiği yerin bina yapımını üstlendikleri 29086 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ve inşaat çalışma alanlarının dışında olduğunu, taşınmazda daha önce mevcut eski binaların yıkım işinin TOKİ tarafından daha önce Yamaç Makine İmalat ve İnşaat Pazarlama Tic. Ltd. Şti'ne yaptırıldığını, hasarın bu şirket tarafından meydana getirilmiş olabileceğini savunmuş, şirketin adresini de bildirmiştir.
Davacı elektrik şirketi görevlisince düzenlenen hasar tespit raporunda davalı şirketi temsile yetkili kişilerin veya şantiye çalışanlarının imzası bulunmamaktadır. Dinlenilen davacı tanığı düzenlediği hasar tespit raporunu doğrulamış ise de beyanında görüştüğünü belirttiği davacı şirket yetkililerinin kim olduklarını, taşeron firmanın hangi firma olduğunu açıklayamamıştır. Hasar tespit raporunda da bu konuda bir bilgi ve ekinde bir belge bulunmamaktadır. Hal böyle olunca hasar tespit tutanağının varlığı ve görgüye dayalı bir bilgisi bulunmadığı anlaşılan davacı tanığının beyanı ile az yukarıda açıklanan haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için gerekli unsurların kanıtlanmış kabul edilemeyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece TOKİ Başkanlığı'na yazı yazılarak davalı şirketin hasarın meydana geldiği tarihte ve hasar yerinde çalışma yapıp yapmadığı, eski TBMM lojmanlarının yıkım işinin daha önce Yamaç inşaat şirketine ihale edilip edilmediği, bu şirketin hasar yerindeki çalışmasına ne zaman başlayıp ne zaman bitirdiği sorulup davalı şirket ile ve varsa Yamaç inşaat şirketi ile aralarındaki sözleşmelerin birer örneği getirtilmemiş, aynı konunun kendisi ile ilgili bölümleri Yamaç inşaat şirketinden sorulmamış, bu konuda varsa elinde bulunan belgeler istenilmemiş, davalı şirketin sözleşme ile bina yapım işini üstlendiği taşınmaz veya taşınmazların tapu kayıtları ve çap örnekleri getirtilmemiş, mahallinde keşif yapılıp bilirkişi dinlenilerek hasar gören kabloların bulunduğu yerin davalı şirketin çalışma alanı içinde olup olmadığı, davalı şirketin bina yapım işi sırasında da bu hasarı meydana getirmiş olup olamayacağı araştırılıp soruşturulmamış, davanın sonucuna etkili deliller tam olarak toplanmadan hüküm verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
O halde mahkemece az yukarıda açıklanan doğrultuda araştırma ve soruşturma yapılarak davanın sonucuna etkili bütün bilgi ve belgeler getirtilmeli, deliller tam olarak toplanmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 74,00 TL temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 31.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy