(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava ve temyize konu taşınmazla birlikte aynı çalışma alanı içinde başka taşınmazlar hakkında da aynı dilekçeyle dava açıldığı, mahkemece diğer taşınmazlarla ilgili davaların tefrik edildiği, görülen davanın 377 ada 7 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak sürdürüldüğü, yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmüne göre bir kimsenin aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla edinebileceği toplam taşınmaz miktarı sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümdür.
Mahkemece davaya konu taşınmazla birlikte hakkında dava açılan diğer taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanağı belgeler getirtilip incelenmemiş, somut olayda 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalarla ilgili olarak yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır.
Öğretide ve yerleşik uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın yada davaların sonucunu etkileyeceği anlaşılması halinde davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca davaların birlikte çözümlenmesi zorunludur.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için uyuşmazlığın saptanan niteliği de dikkate alınarak aynı çalışma alanı içerisinde aynı davacı tarafından açılan ve tefrikine karar verilen tüm davalar usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde birleştirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller ve az yukarıda açıklanan 3402 Sayılı Kanunun 14. maddesinin son fıkrası hükmü değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece açıklanan bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 26.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy