(7201 S. K. m. 1, 2)
1- Aleyhine temyiz istenilen davalı Ziyade Kandoğmuş'a yapılan tebliğin adı geçenin ölü olduğundan söz edilerek, Melek Kandoğmuş'un ise yurtdışında ve Avusturya'da ikamet ettiği belirtilerek Asiye, Musaliye ve Aycan Kandoğmuş'a yapılan tebliğlerin ise adı geçenlerin İstanbul'da ikamet ettiklerinden söz edilerek Fadime Çoban'a çıkartılan tebliğin ise yurtdışında Almanya'da bulunduğu açıklanarak bila tebliğ iade edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
2- O halde az yukarıda 1 numaralı bentte maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak öncelikle ölü olduğu saptanan davalı Ziyade Kandoğmuş'un tüm mirasçılarını gösterecek şekilde ilgili Nüfus Müdürlüğünden onaylı nüfus kayıt örneklerinin istihsal edilmiş veraset belgesi varsa veraset belgesi getirtilerek mirasçılarının kimlikleri bu yolla tebliğe elverişli adreslerinin zabıta aracılığı ile sorulup saptanması,
3- Melek Kandoğmuş'un Avusturya'daki, Fadime Çoban'ın ise Almanya'daki tebliğe elverişli adreslerinin zabıta aracılığı ile sorulup saptanması ya da tarafların ve vekillerinden bu konuda bilgileri olduğu takdirde kendilerinden tebliğe elverişli adreslerinin dilekçe ile dava dosyasına ibraz ettirilmesi, bundan sonra Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden yurtdışındaki gerçek ya da tüzel kişilere yapılacak tebligatlarla ilgili olarak yerel mahkemelere gönderilen genelgeler eşliğinde tebliğ yapılacağının düşünülmesi,
4- Asiye, Aycan ve Musaliye Kandoğmuş'un İstanbul'daki tebliğe elverişli adreslerinin zabıta aracılığı ile belirlenmesi,
5- Davaya katılan Hanife Kandoğmuş'un onaylı nüfus aile tablosu getirtilerek davaya katılan Hanife Kandoğmuş'un vefat edip etmediği, dava konusu belirlenmeli, gerçekten adı geçen vefat etmiş ise tüm mirasçılarına aleyhlerindeki mahkeme hükmünün 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun biçimde tebliği temyiz süresinin beklenilmesi,
6- Az yukarıda belirlenen eksiklikler tümü ile yerine getirildikten ve gerekli tebliğ giderleri ve posta masrafları yeterli biçimde temyiz edenlerden alınıp mahkeme veznesine depo ettirildikten sonra duruşma gününün Dairemizce belirleneceği dikkate alınmalı, gereksiz yazışma ve yargılama giderine meydan verilmeksizin eksikliklerin tümü ile yerine getirilmesi aksi takdirde ilgili hakim hakkında Hakim ve Savcılar Yüksek Kuruluna, ilgili kalem personeli hakkında o yer Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağının göz önüne tutulması, ondan sonra gereğinin takdir ve ifası için dosyanın açık bir deyişle duruşma gününün saptanarak taraflara duruşma günü ile ilgili tebliğlerinin dairece yapılacağının düşünülebilmesi için,
Sonuç: Dosyanın yerel mahkemesine iadesine, 07.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy