(3402 S. K. m. 12, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre davacı taraf dava ve temyize konu taşınmazın tümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Dava dilekçesinde davacı paylaşmaya dayanmamıştır. Taşınmazın öncesinin davacının miras bırakanı eşi İbrahim'e ait yanlar arasında olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Esasen bu yön dosya içeriği ile de belirlenmiştir.
Öte yandan davacı tarafın dava dilekçesi içeriğine göre 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 29. maddesi hükmü uyarınca tereke adına da dava açmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın davacı tarafın miras payı ile sınırlı olarak çözümlenmesi gerekir.
Açıklanan olgular eşliğinde davacı taraf dışında dava dışı başka mirasçılar bulunduğu takdirde davanın tarafı olmayan dava dışı mirasçıların paylarının tespit gibi davalı hazine adına tescili gerekir. Kuşkusuz davacı dışında başka dava dışı mirasçılar varsa koşullarının varlığı halinde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmü uyarınca dava açma hakları saklı olduğu isterlerse görülmekte olan bu davaya usulen 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca katılmaları olanağı da vardır. Bu yön dava dışı mirasçıların arzu ve isteklerine bağlıdır.
O halde davacı tarafın miras bırakanı eşi İbrahim'e ait onaylı nüfus aile tablosu ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilmeli, davacıdan başka dava dışı mirasçıları varsa davacının miras payı belirlenmeli. Öte yandan davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalarla ilgili olarak yazılan müzekkerelerin yanıtları alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgularına gözardı edilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de karar yerinde toplam yargılama giderlerinin yanılgı ile yanlış olarak gösterilmiş olması dahi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy