(4721 S. K. m. 495, 501)
Dava: Hasımsız olarak görülen ve mahkemece verilen yetki belgesine dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece miras bırakanın nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı, mirasçılarının tespit edilemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da davanın niteliğine uygun düşmemiştir.
Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalarda davanın kabulüne karar verilmesi için miras bırakanın nüfusa kayıtlı olması zorunlu olmadığı gibi, mirasçıların belirlenmesi de gerekli değildir. Miras bırakanın gerçekte var olduğu ancak nüfusa kayıtlı olmadığı, mirasçı bırakmaksızın öldüğü belirlendiği takdirde son mirasçının Hazine olacağı göz önüne alınarak buna göre mirasçılık belgesi verilmesi gerekir. Bu tür davaların reddine karar verilebilmesi için miras bırakanın hiçbir şekilde yaşamadığının, böyle bir kişinin mevcut olmadığının belirlenmesi veya davacının miras bırakanın mirasçısı olmadığının tespiti gerekir. Mahkemece verilen yetki üzerine açılan davalarda davanın kabulüne karar verilebilmesi için davacının mirasçı olmasının gerekmediği de kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davanın mahkemece verilen yetki belgesine dayanılarak ortaklığın giderilmesi davasına konu 1664 ada 15 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarından Mustafa tarafından ölü olduğu belirlenen miras bırakan tapu maliki Musa oğlu Şevki'nin mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında tapu kayıtlarının ve dayanak belgelerin getirtilmediği, ortaklığın giderilmesi davası sırasında zabıtaca bildirilen çocuklarının adres araştırması için tekrar zabıtaya yazı yazıldığı, çocuklarını tanıyan ve bilen bulunmadığının bildirilmesi üzerine yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için miras bırakanın ve mirasçılarının nüfus kayıtları ile adreslerinin belirlenmesi, bu bilgilerin elde edilebilmesi için bütün imkanların kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece tapu kayıtları ve dayanak belgeleri, miras bırakanın paydaş olarak tapu kaydına esas akit tablosu getirtilerek miras bırakanın nüfus kayıt bilgileri ve adresi araştırılmamış, bu hususlar Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmamış, ortaklığın giderilmesi dava dosyası getirtilerek dosya içerisine alınmamış, bu dosyada mirasçıların kim olduğu da ve adreslerinin belirlenip belirlenmediği incelenmemiş, Manisa Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen ve ortaklığın giderilmesi dosyası içerisine gönderilen 26.06.2006 günlü tutanakta mirasçılardan Şevki'nin oğlu Efe'nin İstanbul'da bulunan K..................Şirketler Grubunun genel müdürü, kızı Zeynep'in de eski Başbakanlardan .........................'in özel kalem müdürü olduğu bildirildiği halde bu kişilerden sorularak miras bırakan ve mirasçıların kimlik ve adres bilgilerine ulaşılabileceği göz ardı edilerek zabıta aracılığıyla bu kişilerin adres ve kimlik bilgileri araştırılmamış, eksik araştırma ve soruşturma ile ve mirasçı bırakmaksızın ölen kişinin son mirasçısının hazine olacağı düşünülmeksizin davanın reddine karar verilmiştir. Yasal düzenlemeler göz ardı edilerek eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
O halde mahkemece öncelikle aynı mahkemenin 2005/356 Esas sayılı dosyasının aslı ve onaylı örneği getirtilerek dosya içerisine alınmalı, ortaklığın giderilmesi davasına konu 1664 ada 15 parsel sayılı taşımazın tapu kayıtları ve dayanakları ile miras bırakan Musa oğlu Şevki'nin taşınmazda malik olmasında esas akit tablosunun bir örneği getirtilerek dosya içerisine konulmalı, ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden miras bırakanın tapuda adres ve kimlik bilgilerinin mevcut olup olmadığı sorulmalı, tapu kayıtlarında ve Tapu Sicil Müdürlüğünde adres ve kimlik bilgileri mevcut ise bu bilgilerden de yararlanılarak miras bırakan ve mirasçıların kimlik bilgileri ile adreslerine ulaşılmaya çalışılmalı, bulunacak bu adreslerden ve kimlik bilgilerinden yararlanılarak zabıtaya yeniden yazı yazılıp mirasçıların halen sağ olup olmadıkları, kimlik ve adres bilgileri soruşturulmalı, daha önce zabıtaca ortaklığın giderilmesi dava dosyasına bildirilen mirasçılardan Efe ve Zeynep'ten sorularak ve adı geçenlerin nüfus kayıt bilgileri istenilerek miras bırakan ve tüm mirasçıların nüfus kayıt bilgileri ve adresleri araştırılmalı, bu bilgilerin elde edilebilmesi için bütün yollar tüketilmeli, miras bırakanın mirasçı bırakmaksızın öldüğü belirlendiği takdirde son mirasçının Hazine olacağı düşünülmeli, sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile ve yersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80. TL temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 24.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy