(4721 S. K. m. 28, 30)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece kanıtlanamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğinde toplanan delillere, yasal düzenlemelere uygun düşmediği gibi toplanan deliller de hüküm vermeye yeterli değildir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesi hükmünde bir hakkın kullanılması için bir kimsenin var olduğunu yahut öldüğünü yahut muayyen bir zamanda veya diğer bir şahsın vefatında sağ bulunduğunu iddia eden kimsenin iddiasını ispata mecbur olduğu, 30. maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunacağı, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durumun her türlü kanıtla ispat edilebileceği açıklanmıştır.
Toplanan delillerden Mehmet ve Fatma'nın kızı olan miras bırakan Zahide'nin nüfusta kaydının bulunmadığı, çocuklarından Süleyman'ın daha önce dava açarak mirasçılık belgesi aldığı ancak bu mirasçılık belgesinin de dosya içerisinde olmadığı, Bayram ve Emin'in miras bırakan Zahide'nin anneleri olduğunu öne sürerek anne adlarının düzeltilmesi istemi ile Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1977/274 Esas, 1978/221 Karar sayılı dosyasında Süleyman mirasçılarını ve Nüfus Müdürlüğünü hasım göstererek kayıt düzeltme davası açtıkları, 16.06.1978 günlü kararla davanın kabulüne ve davacıların anne adlarının Zahide olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın miras bırakan Zahide'nin çocuğu olmayan ancak mahkemece kendisine mirasçılık belgesi verilmesi için yetki verildiği anlaşılan Necip tarafından açıldığı gözetildiğinde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için miras bırakan Zahide'nin çocukları olduğu hükmen belirlenen Süleyman ve mirasçıları ile Emin'nin nüfus kayıtlarının da getirtilmesi, yine Süleyman tarafından daha önce açılan dava sonucunda alındığı anlaşılan mirasçılık belgesine ilişkin dosyanın araştırılıp soruşturularak bu dosya içerisine alınması, daha sonra az yukarıda açıklanan hukuksal olgularda gözetilmek suretiyle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre miras bırakan Zahide'nin mirasçılarını ve miras paylarını gösterir mirasçılık belgesi verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Sonuç: Mahkemece miras bırakan Zahide'nin mirasçılık belgesinin verilebilmesi için nüfusta kayıtlı olmasının zorunlu olmadığı, doğumunun, ölümünün ve mirasçılarının nüfus kayıtları dışında her türlü delille kanıtlanabileceği, davacının miras bırakan Zahide'nin çocuğu olmaması nedeniyle avukatına verdiği vekaletnamedeki ana adının farklı olmasının doğal olduğu göz ardı edilerek, deliller tam olarak toplanmadan eksik araştırma ve soruşturma ile ve yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 5,80.-TL temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 05.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy