(1086 S. K. m. 275, 281, 286)
Taraflar arasındaki dava sonucunda, verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 03.11.2009 günü belirlenen saatte temyiz eden Sezar Uluslararası Kuyumculuk Tur. San. Tic. Paz. A.Ş. vekili Av. Mehmet Beyazıt Boran ve aleyhine temyiz istenilen TEDAŞ vekili Av. Yaşar Topal geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü;
Dava eksik endeks ile elektrik kullanımından kaynaklanan ek tüketim bedeli ödenmesi istemine karşı açılmış borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
HUMK. un 275. maddesi hükmüne göre, ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. HUMK'un 281. maddesi hükmüne göre de hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde, itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez. Öte yandan; HUMK'un 286. maddeyi hükmüne göre bilirkişi görüşü hakimi bağlamaz ise de bir kez bilirkişi görüşü alındıktan sonra bundan dönülerek uyuşmazlığın çözümü hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez.
Toplanan delillerden davalı idare görevlileri tarafından yapılan kontrollerde davacının işyerinde bulanan gerilim trafosunun (STK) klamenslerine gelen (T) fazı polarite ucunun çıkık olduğu görülerek tutanak tutulduğu, davacının önceki dönem tüketim endeksleri kıyaslanarak geriye dönük ek tüketim tahakkuku yapıldığı, davacı tarafın trafoya müdahaleleri bulunmayıp, istenilen bedelin haksız olduğunu öne sürerek görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişiler birbirini destekler ve doğrular şekilde mühürleri sağlam olan ölçü hücresine girilemeyeceğini, davacı işletmesinde kaydedilen tutanak öncesi ve sonrası tüketimlerin benzer ve normal düzeyde olduğunu, endekslerde meydana gelen dalgalanmanın turizm işindeki sezon yoğunluğundan kaynaklandığını, sayacın eksik tüketim kaydetmediğini açıklamışlardır. Ancak mahkemece bu görüşlere itibar edilmeyerek davacıya ait trafo hücre kapısında sonradan tadilat yapıldığı, bilirkişi görüşlerinin tutanak içeriğine aykırı olduğu gerekçesiyle ve üçüncü bilirkişiden re'sen istenilen rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davalı idare tarafından davacının işyerinde söz konusu trafo için düzenlenen 10.05.2004 tarihli kontrol föyü içeriği ile ölçü hücre kapısı ve gerilim trafosu ayırıcı kolunun ayrı ayrı mühürlendiği, 14.03.2005 tarihli dava konusu tutanakta da aynı mühürlerin mevcut olduğunun belirtildiği, tutanak düzenleyicisi davalı tanığının da keşif sırasında alınan beyanında hücre giriş mühürlerinin sağlam durumda olduğunu açıklayarak, ihtimal dahilinde tutanak tutulduğunu aksi halde kaçak elektrik tutanağı düzenlemeleri gerektiğini beyan ettiği görülmektedir. Gerçekten davacı tarafça sayaca müdahale edilmiş olsa idi davalı tarafça yapılacak tahakkukun kaçak elektrik bedeline ilişkin olacağı kuşkusuzdur. Oysaki davacı tarafın tüketim endekslerinde tutanak öncesi ve sonrası dönemlerde olağan dışı bir artış da bulunmamaktadır. Şu halde davacının sayaca müdahale etmediği dolayısıyla tüketimlerin de normal kaydedildiğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; yargılama sırasında davalı tarafın Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. olarak değişen ünvanı gözardı edilerek tüzel kişiliği sona eren Tedaş Antalya Müessese Müdürlüğü hakkında hüküm oluşturulması dahi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine,
Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı taraf yararına takdir ve tespit olunan 625,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 10.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy