(818 S. K. m. 41, 84, 113) (6183 S. K. m. 53)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı ve davalı tarafça istenilmiş olup, temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
1- İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ait hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın yerinde görülmeyen tüm, davacı tarafın aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı tarafından peşin ödenen harcın mahsubu ile geriye kalan 8,25 TL harcın davalıdan alınmasına,
2- Davacı tarafın kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece alacağın icra takibinden önce ödendiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç yapılan ödemenin niteliğine, dosya kapsamında toplanan delillere ve kanuni düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden olayın 25.02.2008 gününde meydana geldiği, davacı tarafça yazılan 28.03.2008 günlü 15 tarih süreli ihtar üzerine davalı tarafın 10.04.2008 günlü yazısı ile hasar bedeline itiraz ettiği, daha sonra davacı idare tarafından gönderilen fatura üzerine icra takibi başlatılmadan önce ancak ilk ihtarnamedeki süre geçtikten sonra 02.07.2008 gününde sadece hasar bedeli olan 37.689,24 TL bedeli ödediği, işlemiş faiz borcunu ödemediği anlaşılmaktadır.
Alacak haksız fiilden kaynaklandığından davacı tarafın olay gününden itibaren temerrüt(gecikme) faizi isteme hakkının da bulunduğu, davalı tarafın yalnızca hasar bedeli olarak istenen bedeli ödemekle bütün borçtan kurtulmasının mümkün bulunmadığı, olay tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönem için hesaplanacak işlemiş temerrüt(gecikme) faizini de ödemek zorunda olduğu dikkate alındığında yapılan ödemenin kısmi ödeme olarak nitelendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Davacı şirket 6183 S. Yasaya tabi kurumlardan olmadığı gibi alacağın da kamu alacağı olmadığı gözönüne alındığında, anılan Yasanın 53. maddesi hükmünde açıklanan kısmi ödemenin öncelikle asıl alacağa mahsup edileceğine ait kuralın somut olayda uygulanması mümkün olmadığından uyuşmazlığın genel hükümlere ve Borçlar Yasasının 84. maddesi hükmüne göre çözümlenmesi gerekir. Borçlar Yasasının 84. maddesi hükmünde borçluya, faiz veya giderleri ödemede gecikmiş değil ise kısmen yaptığı ödemeyi asıl borca mahsup etme hakkı tanımıştır. Ödemede gecikme halinde yasa koyucu borçluya böyle bir hak tanımamıştır. Hal böyle olunca ödemede gecikme halinde kural olarak yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz borcuna mahsup edilmesi zorunludur. Bu kuralın taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce resen dikkate alınması ve kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz borcundan mahsup edilmesi gerekir. Ödemenin yapıldığı banka görevlilerinin davacı şirketin elemanı olmadıkları, banka görevlilerinin davacı idarenin işlemiş faiz alacağından feragat etme banka yetkilerinin de bulunmadığı dikkate alındığında, haktan feragat yetkisi bulunan alacaklıya makbuz karşılığı elden yapılan ödemelerde uygulanabilecek olan ve asıl borcun ödenmesi ile feri borçların da düşeceğine ait Borçlar Yasasının 113. maddesi hükmünün somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı da kuşkusuzdur.
Sonuç: Hal böyle olunca mahkemece az yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak 02.07.2008 gününde yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş temerrüt (gecikme) faizi borcuna mahsup edilerek davacı tarafın takip tarihi itibari ile istemekte haklı olduğu asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının belirlenmesi ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yapılan ödemenin niteliğinde yanılgıya düşülerek davanın reddi yönünde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80 TL harcın istem halinde davacı tarafa iadesine, 19.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy