(4721 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 363)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 150 ada 7 parsel sayılı 624,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz sit alanı içerisinde kaldığından söz edilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir. Beyanlar hanesinde taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kaldığı ve üzerindeki iki katlı kargir ev ve anbarın Ş.D., D.B. ve H.P.'ye ait olduğu gösterilmiştir. Davacı Ş.D. tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında D. B. ve H. P. miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davacı ve katılan davacıların davasının kabulüne, 150 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1/3'er pay oranında Ş. D., D. B. ve H. P. adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. İddianın öne sürülüş biçimi, davalı tarafın savunması, tespitte saptanan hukuksal olgular dikkate alındığında somut olayda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden dava konusu taşınmaz başında keşif yapılması zorunludur.
Gerçekten somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğu kuşkusuzdur.
Ne var ki, mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmaksızın dava hükme bağlanmış, keşif yapılmamasının varsa yasal nedenleri karar yerinde gerekçeleri ile tartışılmamıştır. Kaldı ki, davanın niteliğine göre Antalya Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ile Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan alınan kararların dayanağı belgeler ve eki harita yerine yöntemine uygun biçimde yerel bilirkişi yardımı ve konusunda uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanarak kapsamı belirlenmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde az yukarıda gösterilen biçimde açık bir deyişle dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, davacı tarafa verilecek makul ya da koşullarının varlığı halinde kesin süre içerisinde keşif giderlerinin mahkeme veznesine yöntemine uygun şekilde davacı tarafın depo etmesi sağlanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemenin bu olguları göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm kurması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy