(818 S. K. m. 41, 42, 43) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalının yerinde görülmeyen ve aşağıdaki temyiz itirazları dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı tarafın hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul üne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK 275. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması, taraflarca öne sürülen itirazların da yine bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Davalı tarafça açıkça veya örtülü olarak kabul edilmiş olmadıkça, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez. Bu gibi hallerde mahkemece ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunludur.
Somut olaya gelince, davacı taraf kendilerine tahsis edilen taşınmaza davalı tarafa ait işyeri inşaatının toprak, moloz ve çöplerinin döküldüğünü, dökülen bu hafriyatın kaldırılması için 85.600 TL harcama yaptıklarını, bu hususu mahkemece tespit ettirdiklerini öne sürerek, anılan bedelin tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir olan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, dava konusu olaya ilişkin davacı tarafından yapılan masrafı gösterir faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu belirtilmiş, bu rapor ve davacı tarafça Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/87 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilmiştir. Mahkemece dinlenilen, inşaat ve hafriyat konusunda uzman olmayan bu bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, zarar tespit raporu olarak kabul edilemez. Öte yandan, davalı taraf cevap dilekçesinde, davacı tarafın yaptırdığı tespiti ve zarar miktarını kabul etmediğini açıklayarak tespit raporuna açıkça itiraz etmiştir. Davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen rapora itiraz edildiğinden, zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca konusunda uzman inşaat mühendisi dinlenerek, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan itiraz edilen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında, mahkemece davacının gerçek zarar miktarının belirlenebilmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılarak konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, alınan rapor ile tespit bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesi için gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 1.222,20 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 19.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy