(Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği m. 6) (Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği m. 7) (Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ m. 16, 17)
Dava ve Karar: Taraftar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı TEDAŞ Genel Müdürlüğü ve davalı Gülüm Şirketi ile davalı Adarlar Şirketi tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hüküm de gösterilen gerekçelere ve davalı S. K. hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmasına göre davacı tarafın anılan davalıya yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacı tarafın, davalı şirketlerle ilgili kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç ve oluşturulan hüküm davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği'nin 6/3.maddesi hükmüne göre, dağıtım Şirketi; kullanıcı bağlantı noktasının veya kullanıcının işletme usullerinin diğer kullanıcılar üzerinde olumsuz etkiler yaratma olasılığının tespit edildiği durumlarda, kutlamadan alternatif bir gerilim seviyesinden bağlanmasını veya söz konusu olumsuz etkiyi ortadan kaldıracak çözümler uygulamasını talep edebileceği, aynı yönetmeliğin 30. maddesi hükmünde ise hizmet kalitesine ilişkin şikayetlerle ilgili olarak dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıların bağlantı veya sistem kullanım anlaşmalarında yer alan teknik şart ve kriterlerin ihlal edilmiş olduğunun tespit edilmesi halinde kusurlu taraf bu durumun gecikmeksizin ortadan kaldırılmasından sorumlu olduğu, öngörülen süre zarfında kusurun ortadan kaldırılmaması halinde, ilgili kullanıcılara ait tesislerin dağıtım sistemi ile olan bağlantısı kesileceği belirtilmiştir.
Ayrıca, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 7. maddesi hükmünde; müşterinin sisteme bağlanmasından sonra her türlü dağıtım hizmeti, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından bağlantı anlaşması ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde karşılanacağı açıklanmıştır.
Öte yandan, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğin, tadilat başlıklı 16. maddesi hükmünde, bağlantı anlaşmasında belirlenen sahaya özgü teknik ve fiziki şaftlarda herhangi bir değişiklik veya yenilemenin, anlaşmanın her iki tarafını da etkilemesi durumunda, değişiklik ya da yenileme işlemi tadilat olarak kabul edileceği TEİAŞ veya dağıtım şirketi ya da kullanıcı, tadilatın gerekli olduğu durumlarda bağlantı anlaşmasının diğer tarafına tadilat talebinde bulunacağı, tadilat talebinin TEİAŞ veya dağıtım şirketi tarafından yapılması halinde; TEİAŞ veya dağıtım şirketi, yapılması önerilen tadilatın ayrıntılarını ve tadilatın gerçekleştirilmesi için öngörülen tarihi ve süreyi içeren tadilat teklifini ilgili kullanıcılara eşzamanlı olarak göndereceği, tadilatın; kullanıcının talebi üzerine gerçekleştirildiği takdirde; tadilat maliyetinin kullanıcı tarafından üstlenileceği, tadilatın; TEİAŞ veya dağıtım şirketinin talebi üzerine gerçekleştirildiği takdirde, kullanıcı mülkiyetindeki tesis veya teçhizat için yapılan harcamalar dışındaki maliyetin TEİAŞ veya dağıtım şirketi tarafından üstlenileceği belirtilmiştir. Aynı tebliğin 17/e maddesinde ise, iletim veya dağıtım sistemini veya enerji alınan veya verilen başka bir sistemi etkileyen veya etkileme ihtimali olan kaza, sistem arızası veya acil durumlarda TEİAŞ veya dağıtım şirketi; kullanıcının tesis veya teçhizatının bağlantısını veya kullanıcının enerjisini kesebileceği vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince, davacı taraf dava konusu monoblok köşkün bağlandığı enerji nakil hattından halen enerji alan özel trafolu müşteri statüsünde abone olan davalı şirketler tarafından tesis ettirilmesi gerektiği halde, kendi çalışanı sistem işletme bakım müdürü davalı S.'ın yanlış bilgilendirmesi sonucu, dava konusu monoblok köşkün kendilerince tesis ettirildiğini, bu nedenle köşkün maliyet tutarının teşekkül kayıpları olarak ortaya çıktığını öne sürerek köşkün maliyet tutarının tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, mevzuat ve yönetmelik hükümlerine göre, dava konusu köşkün mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğunun öngörülmesi nedeniyle davacı kurumun herhangi bir zarara uğramadığı belirtilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda hüküm oluşturulmuştur. Davalı şirketlerin davacı kuruma abone oldukları ve halen elektrik enerjisi tükettikleri, davalı E. Petrol işletmesine ait saç köşkün sık sık arızalanması nedeniyle kaliteli, güvenilir ve kesintisiz enerji verilemez hale geldiği, bu nedenle saç köşkün bir an önce onarılması gerektiği, anılan saç köşkün sökülerek yerine dava konusu monoblok saç köşkün davacı kurum tarafından yaptırıldığı, yeni yaptırılan bu köşkten tüm davalı şirketlerin yararlandığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular göz önüne alındığında, daha önce mevcut olan saç köşk binasının tadilatının ilgili kullanıcılardan talep edilmesi, tadilat talebinin gerçekleşmemesi durumunda enerjinin kesilebileceği, bu durumda köşkün davalı kullanıcı şirketler tarafından tesis ettirilmesi veya tadilatının yaptırılması gerektiği, köşkün davacı kurum tarafından yaptırılması hususları dikkate alındığında davalı şirketlerin yapılan yeni köşk bedelinden sorumlu tutulmaları gerektiği kuşkusuzdur. Yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yasal düzenlemelere aykırı hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, dava dosyası yeniden önceki bilirkişi heyetine verilmeli, davalı şirketlerin yapılan yeni köşk nedeniyle sorumlu oldukları bedelin hesaplanması için ek rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedilmesi dahi isabetsiz, davacı tarafın ve davalı Gülüm Şirketi ile davalı Adarlar Şirketinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen temyiz harçlarının istek halinde davacı taraf ile hükmü temyiz eden davalılara iadesine, 16.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy