(818 S. K. m. 101) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hüküm de gösterilen gerekçelere, haksız fiilden kaynaklanan alacakların kural olarak likid ve muayyen olmaması nedeniyle hükmedilecek gerçek zarar kapsamının yapılacak yargılama sonucunda hakim tarafından belirleneceği dikkate alındığında mahkemece davacı tarafın icra inkar isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı tarafın tüm, davalı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen 74,00 TL harcın mahsubu ile eksik ödenen 3,15 TL harcın davacı taraftan alınmasına,
2- Davalı tarafın hükmedilen tazminat miktarına ve kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç ve oluşturulan hüküm davanın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Davaya konu alacağın abone sözleşmesinden değil, kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı gözetildiğinde gecikme zammı isteme hakkı bulunmayan davacı tarafın kaçak elektrik bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle dava dilekçesinde gecikme zammı olarak davalılardan istediği bedelin Borçlar Kanununun 101. maddesi hükmünde belirtilen gecikme (temerrüt) faizi olduğu kabul edilerek gecikme nedeniyle istenebilecek bedelin buna göre belirlenmesi gerekir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa göre haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarına işletilecek faiz anılan verginin matrahına dahil olmadığından, haksız fiilden ve kaçak elektrik kullanmadan kaynaklanan alacakların geç ödenmesi nedeniyle işlemiş faiz hesaplanırken faize KDV eklenerek alacak hesabı yapılamaz.
Sonuç: Hal böyle olunca, mahkemece hüküm oluşturulurken bu olgular göz önüne alınarak, işlemiş gecikme faizine KDV eklenmeksizin davacının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının belirlenip, belirlenecek bu bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 259,00 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 02.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy