(818 S. K. m. 41) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı tarafça istenilmiş olup, temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı tarafın istemekte haklı olduğu işlemiş faiz (gecikme zammı) alacağına hükmedilmemiş ise de, bu husus davacı tarafça açıkça temyize getirilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1- İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hüküm de gösterilen gerekçelere göre davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen harcın mahsubu ile eksik ödenen 3,15 TL harcın davacı taraftan alınmasına,
2- Davalı tarafın temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece verilen önceki günlü hüküm davalı tarafın haksız fiil faili olarak bizzat ve Borçlar Kanununun 41. maddesi hükmüne göre sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamında davalı tarafın işyerini 08.07.2002 günlü kira sözleşmesi ile kiraladığı kaçak elektrik kullanımının da 30.10.2002 tarihli tutanakla belirlendiğine değinilmiştir. Şu halde davalı taraf bu tarihler arasındaki kaçak elektrik tüketiminden sorumludur. Ne var ki bozmadan sonra hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu olgu gözden kaçırılarak davalı tarafın iş yerinde bulunmadığı 07.11.2001 tarihinde okunan sayaç endeks değeri ile tutanak tarihindeki sayaç endeks değeri farkı üzerinden yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde kaçak elektrik tüketimi hesaplanmıştır. Bozma içeriği dikkate alınmaksızın hüküm verilemez.
O halde açıklanan bu gerekçeler dikkate alınarak dosya yeniden aynı ya da bir başka bilirkişiye verilmeli, davalı tarafın kaçak elektrik bedelinden 08.07.2002 ile 30.12.2002 tarihleri arasındaki dönem için sorumlu olduğu ve kaçak elektrik bedelinin tutanak tarihinde yürürlükte bulunan tarifeler yönetmeliği hükümlerince işyerindeki kurulu güç üzerinden hesaplanacağı hususu bilirkişiye de hatırlatılmak suretiyle hükmüne uyulan bozma ilamında açıklanan maddi ve hukuki olguları yansıtacak biçimde denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, davacı tarafın icra takibi nedeniyle istemekte haklı olduğu asıl alacak miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde içeriği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, takip tarihinden sonra asıl alacağa % 50 oranını aşmayacak şekilde değişen oranlı faiz yürütülmesi gerekirken, hüküm yerinde sabit %50 faiz oranı belirlenmesi dahi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 74.00 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy