(4721 S. K. m. 41, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen 570,00 TL harçtan temyiz harcının mahsubu ile fazla ödenen 485.75 TL harcın istenmesi halinde davacı tarafa iadesine,
2- Davalı tarafın temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosyada toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Bina maliklerinin abonesiz su kullanım bedelinden sorumlu olacaklarına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından, kural olarak bu bedelden ancak fiili kullanım yapan gerçek ve tüzel kişiler sorumludur.
Somut olaya gelince; davacı taraf, mülkiyeti davalılara ait arsada yapılan inşaatta davalıların abonesiz olarak kaçak su kullandığını öne sürmüştür. Davalı taraf, inşaatta kaçak su kullanımıyla ilgilerinin olmadığını, inşaatın dava dışı müteahhit tarafından yapıldığını savunmuştur. Davalılar ile dava dışı müteahhit arasında 10.6.1996 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş, binaya ilişkin iskan belgesi ise 22.12.2000 tarihinde alınmıştır. Kaçak su tutanağının 24.2.1999 tarihinde ve binanın yapımı sırasında kullanılan kaçak sudan dolayı tutulduğu, davalıların oturdukları dönemde kullandıkları suyun kaçak olduğu gerekçesiyle tutulmadığı dikkate alındığında, kaçak su kullanımının davalılar tarafından değil, dava dışı müteahhit tarafından gerçekleştirildiği kuşkusuzdur. Yasal düzenlemelere aykırı şekilde hüküm verilemez.
Sonuç: Hal böyle olunca, yukarda açıklanan olgular dikkate alınarak, davaya konu yerde binanın yapımında kullanılan kaçak su ile ilgisi bulunmayan davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet sebebiyle reddine karar] verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 570,10 TL harcın istenmesi halinde davalı tarafa iadesine, 25.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy