(3402 S. K. m. 14)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Dava ve temyize konu 185 ada 51 parsel sayılı 154503.69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mer'a olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar N. T., M. G. ve arkadaşları, F. B., M. T., K. T., M. G., B. C., M. A. C., M. C., R. C. ve F. G. miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 2007/261 esas ve birleşen 2007/257, 2007/258, 2007/273, 2007/274, 2007/275, 2007/276 esas sayılı davaların kabulüne,
Dava konusu 185 ada 51 parsel numaralı taşınmaz içerisinde kalan 1.9.2009 havale tarihli teknik bilirkişiler rapor ve krokisinde 2007/261 ile gösterilen 2186,45 m2'lik kısmın N. T., 2007/257 (A)harfiyle gösterilen 2001 m2'lik kısmın davacı M. T., 2007/257 (B) harfiyle gösterilen 1367,23 m2'lik kısmın davacı K. T., 2007/273 ile gösterilen 4613,87 m2'lik kısmın davacı B. C. ve paydaşları, 2007/274 (A)harfiyle gösterilen 5148,75 m2'lik kısımla 2007/274 (B)harfiyle gösterilen 993,75 m2'lik kısmın davacı M. A. C., 2007/275 ile gösterilen 6880,9 m2'lik kısmın davacı M. C., 2007/276 ile gösterilen 5446,14 m2'lik kısmın davacı R. C. adlarına ayrı bir parsel numarası verilerek tapuya tesciline,
Birleşen 2007/267 ve 2007/306 esas sayılı davaların kısmen kabulüne, davaya konu 185 ada 51 parsel numaralı taşınmaz içerisinde kalan aynı krokide 2007/267 ile gösterilen 8258,18 m2'lik kısmın davacı M. G., 2007/306 ile gösterilen 8482,52 m2'lik kısmın Ş. G. ve paydaşları adına ayrı parsel numarası verilerek tapuya tesciline;
Birleşen 2007/262 ve 2007/283 esas sayılı davaların kabulüne, davaya konu 185 ada 51 parsel numaralı taşınmaz içerisinde kalan aynı krokide 2007/262 ile gösterilen 1483,18 m2'lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile, dava dışı 185 ada 46 parsel numaralı taşınmaza eklenmek suretiyle F. B., 2007/283 ile gösterilen 10609,03 m2'lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile, dava dışı 185 ada 50 parsel numaralı taşınmaza eklenmek suretiyle F. G. adına tapuya tesciline, davaya konu 185 ada 51 parsel numaralı taşınmaz içerisinde kalan aynı teknik bilirkişiler krokisinde (A1) (38525,25 m2) ve 2007/257 (C) (3672,45 m2) ile gösterilen toplam 42197,7 m2'lik kısmın tespit gibi sınırlandırılmasına, (A2) (5313,12 m2), (A3) (19696,31 m2)ve (A4) (29825,56 m2) ile gösterilen kısımlara aynı ada ve yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfıyla Hazine adına sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davaya konu 185 ada 51 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilen ve temyize konu taşınmaz bölümlerinin kamu malı niteliğinde mera olmadığı, taşınmaz üzerinde mera tahsis kararının alındığı tarihten önce adına tescile karar verilen zilyet davacılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde toplanmıştır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Sevindik Kasabasında 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca 14.12.1966 tarihinde mera tahsisi yapıldığı dosyada mevcut mera tahsis kararı ve ekleriyle dayanağı haritadan anlaşılmıştır. Ancak mahkemece mera tahsis kararı ve haritasının kapsamı yöntemine uygun şekilde belirlenmemiş, davaya konu 185 ada 51 parsel sayılı taşınmazın tamamının veya bir bölümünün mera tahsis kararı ve haritası kapsamında kalıp kalmadığı saptanmamıştır.
O halde mahkemece yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve tanıklar tapu fen memuru ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde davaya konu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır. Bölgede mera tahsis haritasının ölçeğiyle kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktaları ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalıdır. Bu yolla davaya konu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Dava konusu taşınmazın mera tahsis kararı ve dayanağı haritanın kapsamında kalması halinde mera tahsis kararı idari yoldan veya mahkeme kararıyla iptal edilmedikçe taşınmaz meralık vasfını kaybetmeyeceğinden davanın reddiyle taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandırılmasına karar verilmesi zorunludur.
Dava konusu taşınmazın tamamının veya bir bölümünün mera tahsis kararı ve dayanağı haritasının kapsamı dışında kaldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de davaya konu olmayan 185 ada 46 ve 50 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili kadastro işlemlerinin olağan yollarla tamamlanması için tutanak ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde ve kadastro paftasında geometrik şekil kesinleştiği halde davaya konu taşınmazın bazı bölümlerinin dava dışı 185 ada 46 ve 50 parsel sayılı taşınmazlara ilave edilmek suretiyle infazı mümkün olmayan hüküm kurulması dahi isabetsiz,
Sonuç: Davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 14.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy