(2464 S. K. m. 34, 35) (3065 S. K. m. 1, 2, 10) (1086 S. K. m. 275, 283)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulmasına göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkemece, benimsenen uzman bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hükmedilen tazminatın belirlenmesi yönünden yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu oluşturduğu: 2. maddesinin 3. bendinde, elektrik dağıtımlarının mal teslimi olduğu; 10/g maddesinde ise, elektrik enerjisi dağıtım veya kullanımlarında, bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesinin vergiyi doğuran olay olduğu açıklanmıştır.
Ayrıca, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 34. maddesi hükmünde, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde elektrik ve havagazı tüketiminin. Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisine (BTV) tabi olduğu, aynı kanunun 35. maddesinde ise, elektrik ve havagazı tüketenlerin, Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisini ödemekle mükellef oldukları, belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalının abone olmaksızın kaçak elektrik kullandığını öne sürmüştür. Mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davalı tarafın kullandığı kaçak elektrik bedeli tarife hükümlerine göre KDV ve BTV ilave edilmeden hesaplanmış, mahkemece de benimsenen bu bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Davalı tarafın abone olmaksızın davacı idare tarafından sunulan elektrik enerjisinden yararlandığı gözetildiğinde, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'na göre KDV matrahına dahil olan enerji dağıtım hizmet bedelinin KDV ve BTV'sinden sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yasal düzenlemelere aykırı hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, dosya yeniden bilirkişiye verilmeli, bilirkişiden davacının tahsilini istemekte haklı olduğu kaçak elektrik bedelinin hesaplanması konusunda ek rapor alınmalı, tarife hükümlerine göre tahakkuk eden KDV ve BTV bedellerinin hesaplamaya dahil edileceği bilirkişiye hatırlatılmalı, davacının takip tarihi itibariyle tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarı yeniden hesaplatılmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 104,20 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy