(818 S. K. m. 41)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkemece benimsenen uzman bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de hükmedilen tazminatın belirlenmesi yönünden yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Bilindiği gibi hukukumuzda zarar konusunda fark teorisi benimsenmiştir. Bu teori gereğince zarar, mal varlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile zarar verici olay meydana gelmese idi bulunacağı durum arasındaki farktan ibarettir. Bu olgu dikkate alındığında hükmedilecek zararın hesaplanmasında zarar verici olayın malvarlığı üzerindeki olumsuz etkileri yanında olumlu etkilerinin de değerlendirilmesi ve yararla zarar denkleştirilmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerekir.
Toplanan delillerden davalının yaptığı çalışma sırasında davacı kuruma ait beton pano ve üzerindeki demir parmaklıklardan oluşan memba alanı duvarının yıkılarak zarar görmesine sebep olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf görülen dava ile duvarın aynı yerde yeniden tesis bedelini davalıdan istemiştir. Yukarıda açıklanan gerçek zarar ilkesine göre davacı tarafın zarar gören duvarın eski haline getirilmesi için gereken onarım bedelini isteyebileceği, bu durumda da eski hat ile yeni hat bedeli arasındaki eski yeni farkının hesaplanacak bedelden düşülmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporunda zarar gören duvarın eski-yeni farkı düşülerek denkleştirme yapılmamış, mahkemece de bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yetersiz bilirkişi kurulu raporu benimsenerek hüküm verilemez.
O halde dosya yeniden bilirkişiye verilerek bilirkişiden az yukarda açıklanan kurallar doğrultusunda davacı tarafın gerçek zararının hesaplanması için gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınmalı, davalının haksız fiil kurallarına göre sorumlu tutulabileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 665,20 TL temyiz harcının istenmesi halinde davalı tarafa iadesine, 25.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy