(1580 S. K. m. 15, 23) (İSKİ Tarifeler Yönetmeliği m. 7) (İSKİ Yeraltı Suyunun Satışı, Taşınması, Tüketilmesi Ve Denetlenmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik m. 2, 9)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
16.12.1960 günlü ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun 1. maddesi hükmünde, yeraltı sularının devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, 4. maddesi hükmünde ilan edilmiş yeraltı suyu işletme sahaları içinde belge alınarak açılması gereken kuyuların sayısı, yerleri, derinlikleri ve diğer nitelikleriyle çekilecek su miktarının DSİ Genel Müdürlüğü tarafından belirleneceği, bu sahalarda kuyu açanların kuyu suyunun kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanabilecekleri açıklanmıştır.
Yürürlükten kaldırılan 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 15 ve devam eden maddeleri hükümlerine göre, belediye sınırları içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek belediyelerin görevleri arasında sayılmış. 23.11.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı Kanunla bu hizmetleri yürütmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı ayrı bir tüzel kişilik olarak İSKİ Genel Müdürlüğü kurulmuş, anılan Kanunun 2.maddesi hükmünde; su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütme ve bu konulardaki yetkileri kullanma, su ve kanalizasyon idaresinin görevleri arasında sayılmış, 23. maddesinde de su ve kanalizasyon idaresine su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için tarifeler yapma, tarifelerin tespiti ve tahsilatla ilgili usul ve esasları belirlemek üzere yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiştir.
İSKİ Genel Müdürlüğünce yayınlanan Tarifeler Yönetmeliğinin 7/2. maddesi hükmünde yer altı ve yerüstü sularının sanayi, inşaat ve benzeri sektörlerde kullanılması için özel kişilerce satılması ve taşınmasının İSKİ'nin izin ve denetimine bağlı olduğu, bu işle iştigal edenlerden miktarı ve şekli İSKİ Yönetim Kurulunca belirlenen izin ve denetim bedeli alınacağı, bu amaçla su satanlara, taşıyanlara ve alanlara uygulanması gereken esasların. Genel Kurulca onaylanacak yönetmelik ile belirleneceği açıklanmıştır. Anılan hüküm doğrultusunda Yeraltı Suyunun Satışı, Taşınması, Tüketilmesi ve Denetlenmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik Genel Kurulca onaylanarak yürürlüğe sokulmuş, sözü edilen yönetmeliğin 2. maddesi hükmünde, yer altı sularını sanayi, inşaat ve benzeri sektörlerde kullanılması için satanların Sanayi Suyu Satış İzin Belgesi almak zorunda oldukları, 9.4.a maddesi hükmünde de sanayi suyu satış izin belgesi olmayanların tespiti halinde, kaçak KSUB bedeli cezası tahakkuk ettirileceği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; davacı taraf, davalının sanayi suyu satış izin belgesi olmadan su satışı yaptığının tespit edildiğini, ilgili yönetmelik gereği tahakkuk ettirdikleri bedelin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalının çıkardığı yer altı suyunu kendi ihtiyacında kullanmadığı, satışını yaptığı, belediye sınırları içerisinde sanayi sularının dağıtım, denetim ve su satışının davacı idarenin görevine girdiği, Yeraltı Suyunun Satışı, Taşınması, Tüketilmesi ve Denetlenmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmeliğin, usulüne uygun şekilde onaylanarak yürürlüğe sokulmuş olduğu gözetildiğinde, sanayi suyu satış izin belgesi olmadan su satışı yapanların tespiti halinde, su ve kanalizasyon idarelerinin kaçak KSUB bedeli cezası tahakkuk ettirme hak ve yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Yasal düzenlemelere aykırı hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan olgular göz önüne alınarak, dosya konusunda uzman bir bilirkişiye verilmeli, davalının anılan yönetmelik hükümleri doğrultusunda sorumlu tutulabileceği gerçek ceza miktarı, bir başka deyişle davacının gerçek alacak miktarının belirlenmesi için kapsamlı ve denetimine elverişli rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece, eksik araştırma ve soruşturma ile yersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 13.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy