(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1- İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulmasına göre davalı tarafın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı tarafın taşınmaz satımından dolayı hükmedilen miktara yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporu esas alınarak taşınmaz satımı nedeniyle istenilen tazminat bedelinin de kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişinin bu zarar kalemi yönünden yaptığı zarar hesabı yöntemine uygun değildir. Davacı gerçek borcunun çok üzerinde aleyhine takip yapılmış olması nedeniyle haciz tehdidi altında taşınmazını satmak zorunda kaldığını iddia ettiğine göre, öncelikle 1786 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payın davacı M. Ş. tarafından A. S.'a satışına ilişkin 25.08.1994 gün ve 3592 yevmiye sayılı işleme ait satış akit tablosu Antalya 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, davacı taraftan hissesini kaç TL'ye sattığı sorulmalı, bu konuyu kanıtlamaya yarar taraflardan delil ve belgeleri istenmeli, gösterecekleri deliller toplanmalı, daha sonra taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak satış tarihi itibariyle taşınmazın olması gereken rayiç değeri belirlenmeli, satış tarihi itibari ile olması gereken rayiç değeri ile davacının satmak zorunda kaldığı bedel arasındaki farkın zararı oluşturacağı düşünülmeli, davalının gerçekte alacağının bulunduğu ancak alacağından fazlasını talep ederek icra takibi yaptığı ve taşınmazın satışına sebebiyet verdiği de dikkate alınarak bozma kararı doğrultusunda sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 67,90 TL temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 13.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy