(3402 S. K. m. 9, 10, 11)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine ile davalı Reyhan Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 25 ve 106 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 51.650,93 m2 ve 15.982,50 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Reyhan Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazların bazı bölümlerinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların uzman bilirkişi Yusuf Türker tarafından düzenlenen 28.4.2009 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 37.909,72 m2 ile yine (A) harfi ile işaretli 780,75 m2 yüzölçümündeki bölümlerin davacı Hazine, geri kalan bölümlerinin ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve davalı Reyhan Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunma, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler, davanın saptanan niteliği ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacı Hazine kesin hükme dayanmıştır. Kadastro tespit gününden önce İ. Y. tarafından Hazine aleyhine bazı taşınmazlar için Tavşanlı Asliye Hukuk Mahkemesine tescil davası açıldığı, Tavşanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.10.1998 tarih ve 1992/1115-1998/877 E. K. sayılı ilamı ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek bu kararın 8.2.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kesin hükmün varlığı halinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın önceki günlü kesin hükme göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, kadastro tespit gününden önce genel mahkemeye açılan tescil davasının kapsamının belirlenmesi zorunludur. Ne var ki, mahkemece sözü edilen tescil davasının kapsamı belirlenmeden, eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, fen elemanı, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu 104 ada 25 ve 106 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar başında keşif yapılmalı, öncelikle yerel bilirkişiye dava dilekçesi ayrıntılı biçimde okunup anlatılmalı, dava dilekçesinde tarif edilen taşınmaz yerel bilirkişiye zeminde duraksamaya meydan vermeyecek biçimde göstertilmeli, daha sonra uzman bilirkişi fen elemanına yerel bilirkişinin zeminde gösterdiği taşınmazlara geniş kapsamlı kadastro paftası aplike ettirilmeli, bu yolla genel mahkemeye açılan tescil davasının gerçek kapsamı Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki fen bilirkişi rapor ve haritası uygulanmak suretiyle duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazların tespitten önce genel mahkemeye açılan tescil davasının kapsamı içinde kaldığı saptandığı takdirde uyuşmazlığın önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi gereği gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmeli, dava konusu taşınmazların tespitten önce genel mahkemeye açılan tescil davasının kapsamı dışında kaldığının anlaşılması durumunda ise yerel bilirkişi ve tanıklardan somut olaylara dayalı zilyetlikle ilgili bilgiler alınmalı, dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi ile taşınmazların türü hakkında bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişileri ile dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı usulün 259. maddesi hükmü uyarınca dinlenerek çelişki varsa duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği varsa dayanağı kayıt ve belgelerle yerel bilirkişi ve tanık beyanları denetlenmeli, özellikle sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı taşınmaz yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı, davalı yönünden belgesiz araştırması yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine ve davalı Reyhan Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın istek halinde davalı Reyhan Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti'ne iadesine, 11.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy