(818 S. K. m. 41, 42, 43) (1086 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere ve davalı İSKİ'nin meydana gelen hasardan müteselsilen sorumlu olmaması sebebiyle lehine vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı tarafın davalı şirket lehine hükmedilen vekalet ücretine ve kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, varılan sonuç ve kurulan hüküm kanuni düzenlemelere uygun düşmemiştir.
HUMK.nun 72. maddesi hükmüne göre, hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın re'sen bir davayı tetkik ile halledemez. Ayrıca hüküm, ancak davanın tarafı olan gerçek veya tüzel kişiler hakkında verilebilir.
Somut olaya gelince, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı davanın tarafı olmadığı durumda adı karar başlığında davalı olarak gösterilmiş, yine aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı durumda hakkında hüküm kurularak lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davanın tarafı olmayan kişiler hakkında hüküm kurulamaz.
Sonuç: Hal böyle olunca, mahkemece yukarda açıklanan olgular dikkate alınarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının adının karar başlığında davalı olarak gösterilmemesi ve hakkında bir hüküm kurulmaması gerekirken, davada taraf olmayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkında hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, dava konusu hasar bedelinin yargılama sırasında davalı şirket tarafından ödenmiş olmasının davadaki haksızlığın kabulü anlamına geldiği gözetilerek, davalı şirket yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mahkemece bu olgu göz ardı edilerek hüküm yerinde davalı şirket lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi dahi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına, peşin alınan 82.80 TL harcın istem halinde davacı tarafa iadesine, 13.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy