(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yetersiz olduğundan duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. gereği düşünüldü:
Karar: 1) Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğiyle dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına dair hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de. varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Gerekçeli kararın karar başlığında davalı olarak John Laing-M... Adi ortaklığı gösterilmesi ve bu şirket hakkında hüküm verilmesi gerekirken. John Laing-M... İnş. ve Tic. A.Ş'nin davalı gösterilerek hüküm verilmesi doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
3) Davalının hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, H.U.M.K.nun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleriyle bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Bu kural yalnızca sonuç talep yönünden değil, müddeabihi oluşturan her bir zarar kalemi yönünden de uygulanır. Bu hukuki olgu dikkate alındığında mahkemece hükmedilecek tazminatın belirlenmesinde sadece dava edilen sonuç istemin aşılıp aşılmadığına bakılmakla yetinilmemesi. ayrıca her bir zarar kaleminden davacı istemlerinin aşılıp aşılmadığının da incelenmesi zorunludur. Dava dilekçesinde fazla hakkın saklı tutulması ve bazı harcama kalemlerinden davacı alacağının daha fazla olduğunun belirlenmesi diğer harcama kalemlerinden talebin aşılmasını ve fazla tazminata hükmedilmesini haklı göstermez.
Somut olaya gelince: davacı dava dilekçesinde, davalı tarafından yapılan yol inşaatı sebebiyle taşınmazının 37 metrekarelik alanının ve üzerindekilerin hasar gördüğünü öne sürerek, taşınmaz üzerinde bulunan mermer çeşme, ağaçlar, mermer zemin kaplama yönünden zararının her bir kalem için ayrı ayrı 1.000,00'er TL olduğunu açıklanmış, ayrıca 37 metrekarelik alan bedelini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının zararının, taşınmazının 37 metrekarelik alanı yönünden 1.100 TL. mermer çeşme hasar bedeli olarak 1.200 TL, ağaçlar için 1.100 TL. mermer zemin kaplama bakımından ise 1.875 TL olduğu belirtilmiş, mahkemece benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı tarafından dava ıslah edilmemiştir. Mahkemece anılan kalemler yönünden talep aşılarak karar verilemez. Ayrıca davacı dava açılmadan önce davaya konu taşınmazı dava dışı şirkete satıp buna dair satış bedelini de tahsil ettiğinden, kural olarak taşınmazının 37 metrekarelik alanına dair bedeli davalıdan talep edemeyeceği kuşkusuzdur. Ancak, kamulaştırmasız olarak kullanılan 37 metrekarelik alanın, davaya konu hasar sebebiyle rayiç bedelinden daha düşük bir bedele satıldığının tespiti halinde, çoğun içinde azı da vardır kuralı gereği, hasarsız satış bedeliyle hasarlı haliyle satış bedeli arasındaki farkın davacının zararı olarak tazminine karar verilmesi gerekir.
O halde, mahkemece yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, taşınmazının 37 metrekarelik alanının hasarsız olarak satış bedeliyle hasarlı haliyle satış bedeli arasındaki fark bulunup bulunmadığının araştırılması, farkın tespiti halinde bu bedelin tazminine karar verilmesi; mermer çeşme, ağaçlar, mermer zemin kaplama yönünden ise dava dilekçesinde talep edilen davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeple kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde ilgilisine iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy