(Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği m. 13)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğiyle dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13 üncü maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlanmıştır.
Somut olaya gelince, davacı davalının abone olmaksızın kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Davalı tutanağa konu yerde sadece dokuz ay faaliyette bulunduğunu savunmuştur. Yargılama sırasında, davalının tutanağa konu işyerinin bulunduğu adreste hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu ilgili kurumlardan sorularak araştırılmamış, mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, tutanak tarihleri itibariyle yürürlükten kaldırılmış olan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği hükümlerine göre ve davalı beyanı esas alınarak kaçak elektrik bedeli hesaplanmıştır. Mahkemece alınan bu rapor benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Davalının tutanağa konu işyerinin bulunduğu adreste faaliyette bulunduğu süre belirlendikten sonra tutanak tarihlerinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre kaçak elektrik bedeli hesabı yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Eksik araştırma ve soruşturmayla yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, öncelikle mahkemece tutanak düzenlenen tarihte ve tutanakta belirlenen adreste davalının faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Ticaret Odası Başkanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi Müdürlüğünden sorularak saptanması, gerekirse davalının ticari defterleri ve belgelerinin de incelenmesi, dosya yeniden bilirkişiye verilerek bilirkişiden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan usul ve esaslarda açıklanan yönteme göre yeniden hesaplanması için ek rapor alınması, davalının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedeliyle takip tarihi itibarıyla istenebilecek işlemiş faiz miktarının duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının oyçokluğuyla reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ
Uyuşmazlık haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece kaçak elektrik bedeliyle ilgili talep kabul edilmiş bu bedele ve gecikme faizine KDV uygulanması yönündeki talepler ise reddedilmiştir.
Kaçak elektrik bedelinin tespitinde eksiklik bulunduğu ve ayrıca bulunacak tutara KDV uygulanması gerektiği yönündeki Dairenin bozma gerekçesi açısından herhangi bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Ne var ki, sayın çoğunluğun haksız eylem tazminatının gecikme faizine KDV uygulanmayacağı gerekçesine dayalı olarak davacının bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi yönündeki görüşüne katılmıyorum. Zira 3065 sayılı KDV Yasasının 24 üncü maddesinin C bendinde açıkça KDV matrahına faizin de dahil olduğu belirtilmiştir. Bu açık hükme nazaran davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına KDV uygulanması gerekirken, bu hususta mahkemece red kararı verilmesi ve bu yöne ilişen davacının temyiz itirazının reddedilmesi yasaya aykırı olduğundan Dairemiz kararının 1 numaralı bendindeki davacının sair temyiz itirazının reddi yönündeki kararına bu açıdan katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy