(818 S. K. m. 51, 355) (YHGK. 08.12.2010 T. 2010/7-530 E. 2010/636 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı T.............. A.Ş. ve davalı A........-/AL......680 ortak girişimi tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davacı ve davalı ortak girişimin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalı ......... Genel Müdürlüğü yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece iş sahibi davalı ........ Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunun bulunmadığı gerekçe gösterilerek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Eser sözleşmelerinde iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde kural olarak iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin adam çalıştıran sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de aynı kanunun 51/2. maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, davalılar arasındaki sözleşme ve teknik şartname hükümleri bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde, iş sahibi olan davalı ........... Genel Müdürlüğü'ne işin yapımı sırasında diğer davalı yükleniciye emir ve talimat verme, işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanındığı görülmektedir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alındığında davalı .......... Genel Müdürlüğü'nün de diğer davalılar ile birlikte zarardan ortak (müteselsil) olarak sorumlu tutulması gerekirken, davalı şirket hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı ortak girişimin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E., 2010/636 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Dosya içeriğinden alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hukuksal olgular göz ardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dahil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı kurumun onarım giderleri belgelerinde belirtilen miktarlar doğru kabul edilerek, eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
O halde, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delillerinin sorulup saptanması, bu konuda gösterilecek delillerin toplanması, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı ortak girişimin temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ortak girişimin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davacı, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davalı ortak girişim yararına bozulmasına, peşin ödenen harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy