(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç, yasal düzenlemelere ve dosya içerisinde toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinin birinci fıkrası hükmünde, zarar görenin haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; davacı, asfalt kaplama ve yapım işini üstlendikleri yoldan davalıya ait ağır tonajlı araçların yapım aşamasında geçişleri nedeniyle yola hasar verildiğini, bu nedenle bozulup kullanılamaz hale gelen yolun yeniden yapılabilmesi, bozulan yerlerin onarım ve bakımı için ayrıca çalışma yapmak zorunda kaldıklarını öne sürerek hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı, ulaşıma ve trafiğe kapatılmayan dava konusu yoldan araçlarının geçmesi nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, yolun standartlara uygun yapılmaması nedeniyle hasarın meydana geldiğini savunmuştur. Mahkemece, davalıya ait araçların ruhsatlarında yazılı istiap haddi üzerinde yük taşıdıkları hususunda dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalının yol inşaatı tamamlanmadan davacı tarafından inşası devam eden yoldan araçlarını geçirdiğini kabul etmesi dikkate alındığında, meydana gelen zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağının bulunacağı ve davalının sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Araçların istiap haddini aşmaması sonuca etkili değildir. İş sahibine teslim edilmemiş yoldan geçen davalı açıklanan nedenle kural olarak sorumludur. Ancak, davacı henüz tamamlanmamış yola davalının girmesini engellememiş ve yolun çalışma sırasında trafiğe kapatılması için gereken tedbirleri almamış ise, bu durumun davacı açısından müterafik kusur oluşturur. Mahkemece davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, mahkemece öncelikle bu konuda taraflarca gösterilen ve gösterilecek tüm delillerin toplanması, dosya yeniden bir başka bilirkişi kuruluna verilmesi, tarafların kusur oranlarının saptanması, davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik araştırma ve soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy