(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca tetkiki davacı TEDAŞ A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Alacak davalarında davalı olma sıfatı, alacağın borçlusuna, haksız fiillerde zarar sorumlularına, itirazın iptali davalarında ise hakkında takip yapılan ve itiraz etmesi sebebiyle hakkındaki takip kısmen ya da tamamen duran borçluya aittir. Borçlu veya zarar sorumluları dışında üçüncü bir kişiye karşı dava açılması durumunda davanın sıfat yokluğu, bir başka deyişle husumet yönünden reddine karar verilmesi zorunludur. Husumet defi olmayıp bir itirazdır. Bu niteliği dikkate alındığında yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması ve husumet sorunu çözümlendikten sonra işin esasına girilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalının abone olmaksızın kaçak elektrik kullandığının tesbit edildiğini öne sürmüş, davalı taraf ise cevap dilekçesinde kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği adreste ticari faaliyette bulunmadığını, dava konusu yerle ilgisinin olmadığını savunarak, husumet itirazında bulunmuştur. Yargılama sırasında davalı adına kayıtlı işletme olup olmadığı araştırılmış ise de, dava konusu tutanağın tutulduğu işletmenin bulunduğu adreste kimin ve hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu araştırılmamış, mahkemece tutanağa konu yerde işyerini davalının çalıştırdığının kanıtlanmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece tutanak düzenlenen tarihte ve tutanakta belirtilen adreste davalının daha önce faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunmuş ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Ticaret Odası Başkanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi Müdürlüğünden sorularak saptanmalı, kaçak elektrik kullanma fiilinin davalı tarafından işlendiğini kanıtlama yükünün davacı taraf üzerinde olduğu da hatırlatılarak, davacının varsa bu hususu ispat için başkaca delilleri de sorulmalı, göstereceği deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80 TL harcın istem halinde davacı tarafa iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy