(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve davalı İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1- İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğiyle dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına dair hükümde gösterilen gerekçelere, davalı İSKİ Genel Müdürlüğüyle diğer davalı arasında imzalanan sözleşmede iş sahibinin yükleniciye emir ve talimat verme yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olmasına, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacakları yönünden faiz istenebilmesi için ayrıca temerrüde düşürmenin gerekmeyip zarar verenin olay tarihinde kendiliğinden temerrüde düşmüş sayılmasına göre, davalı İSKİ Genel Müdürlüğünün ve davacı tarafın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı İSKİ Genel Müdürlüğünün hükmedilen tazminat miktarına, davacı tarafın faizin niteliğine ve kusur miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, kusurun miktarı ve faizin niteliği yönünden varılan sonuç da davanın niteliğine ve dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Yargıtay H.G.K.'nun, 8.12.2010 tarih, 2010/7-530 E, 2010/636 K.sayılı ilamında da vurgulandığı üzere hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir.
Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını hasız fiil sorumlularından isteyebilir. Somut olaya gelince, dosya içeriğinden tahsili istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretlerle araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine dair olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda az yukarda açıklanan hukuksal olgular gözardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerinden olan işçilik ve vasıta giderine de yer verilerek hesaplamaya dahil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı kurumun onarım giderleri belgelerinde belirtilen miktarlar doğru kabul edilerek, eksik araştırma ve soruşturmayla hüküm verilemez.
Öte yandan; somut olayda zarar gören kabloların bulunduğu yerde davacı idareye ait menhollerin bulunduğunun belirlenmiş olması karşısında, ayrıca ayırıcı bir işaret konulmasının gerekli olmadığı bu haliyle de davacı tarafın gerçekleşen olayda müterafik kusurunun bulunmadığının kabul edilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular ve davalı tarafın tam kusurlu olduğu dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, gerçek zarar ilkesine uygun olmayan hesaba dayalı ve kusur oranı yönünden itiraza uğramış bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, 3095 Sayılı Kanunun 2/3 üncü maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü sebepten kaynaklanan alacaklarda, istenmesi halinde T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği göz ardı edilerek hüküm yerinde yasal faize hükmedilmesi dahi isabetsiz, davacı ve davalılardan İSKİ Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle taraflar yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istenmesi halinde ilgililerine iadesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy