(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,510 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında davaya konu 282 ada 37 parsel sayılı 94.277.00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı L... Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı M. Z. S. tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece araştırmaya yönelik Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, davaya konu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı M. Z. S. mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların temyizi dava ve temyize konu 282 ada 37 parsel sayılı taşınmazın, uzman bilirkişiler A. D. ve C. P. tarafından düzenlenen 13.08.2010 tarihli rapor ve haritada (B) harfiyle gösterilen 11.885.01 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkindir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle Davacının dayandığı 1334 tarih 19 Sayılı sicilden gelen Eylül 1971 tarih 86 Sayılı tapu kaydının tüm tedavüllerinin getirtilmesi, taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davası sırasında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritanın, davalı tarafından kamulaştırıldığı iddia edildiğine göre kamulaştırma işlemine dair kayıt ve belgelerin varsa haritasının getirtilmesi, taşınmaz başında yapılacak keşifte uygulanması, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek davacı ve davalının temyiz itirazları kabul edilmiş ve önceki tarihli yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla bozma ilamında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda da yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir.
Mahkemece; davacının tutunduğu Nisan 334 tarih 19 Sayılı kök sicilden gelen Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılan satış işlemi gereğince tescili yapılan Eylül 1971 tarih 86 Sayılı tapı kaydının, dava dışı 279 ada 9, 281 ada 16 parsel sayılı taşınmazlarla temyize konu 282 ada 37 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler A. D. ve C. P. tarafından düzenlenen 13.08.2010 tarihli rapor ve haritada (B) harfiyle gösterilen 11.885.01 m2 yüzölçümündeki bölümünü kapsadığı ancak ortaklığın giderilmesi davasından önce davalı Belediye tarafından yukarda belirtilen kök tapu kaydının tedavülleri sonucu oluşan bir kısım tapu kayıtlarının maliklerinden pay satın alınmasıyla Haziran 1953 tarih 100 Sayılı ve 8.8.1953 tarih 140 Sayılı tapu kayıtlarının davalı Belediye adına oluştuğu, davalı Belediye tarafından tapudan satın alınan paylar yönüyle 03.02.1953 tarihinde kamulaştırma işleminin yapıldığı, kamulaştırılan alanında, temyize konu (B) harfiyle gösterilen bölüm olduğu, kamulaştırma işleminden sonra açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda davacı adına oluşan tapu kaydının hukuken bir hüküm ifade etmediği, aynı yer hakkında hem davacı adına hem de davalı Belediye adına oluşan tapu kayıtlarından doğru temele dayanan ve eski tarihli olan tapu kaydının ise davalı Belediyeye ait tapu kaydı olduğu gerekçesiyle davaya konu 282 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm bozma kararına ve dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Şöyle ki; dava ve temyize konu 282 ada 37 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler A. D. ve C. P. tarafından düzenlenen 13.08.2010 tarihli rapor ve haritada (B) harfiyle gösterilen 11.885.01 m2 yüzölçümündeki bölümüyle dava dışı 279 ada 9 ve 281 ada 16 parsel sayılı taşınmazların davacının tutunduğu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılan satış işlemi gereğince adına tescili yapılan Eylül 1971 tarih 86 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Davalı Belediye tarafından temyize konu bölüm üzerinde usulüne uygun şekilde bir kamulaştırma işlemi yapılmadığı, tapudan pay satın alınmak suretiyle taşınmazda paylı olarak malik olduğu, bir an için aksi düşünülse dahi taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasıyla oluşan kesin hüküm karşısında kamulaştırma işleminin geçerliliğinin kalmadığının kabulü gerekir.
Sonuç: Hal böyle olunca; mahkemece davaya konu 282 ada 37 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler A. D. ve C. P. tarafından düzenlenen 13.08.2010 tarihli rapor ve haritada (B) harfiyle gösterilen 11.885.01 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı mirasçıları adına payları oranında, taşınmazın geriye kalan bölümünün davalı L... Belediyesi Tüzel kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı M. Z. S. mirasçılarının temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde ilgililerine iadesine, 03.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy