(818 S. K. m. 41, 45, 55) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar G... Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım ve Pazarlama Ltd. Şti ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
1) Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporlarının niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına dair hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı G... Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım ve Pazarlama Ltd. Şti.nin aşağıdaki bendin dışında alan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun husumete, davalı G... Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım ve Pazarlama Ltd. Şti.nin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu yönünden varılan sonuç da yasal düzenlemelere ve dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden Şanlıurfa şehir içi doğalgaz şebekesi döşeme işinin 4646 Sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu hükümleri kapsamında davalı G... şirketine ihale edildiği, ihale makamı olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun doğalgaz dağıtım hizmetini bizzat yürütmekle değil yürütümünü sağlayacaklara gerekli yetkiyi vermek ve piyasayı düzenlemekle görevli olduğu, yapılan ihale sözleşmesi kapsamında B.K.nun 55 inci maddesi hükmünde belirtilen "adam çalıştıran" sıfatıyla ve kusursuz sorumluluk esaslarına göre zarardan sorumlu tutulmasını gerektirir bir yetki devrinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca adı geçen davalının meydana gelen hasardan diğer davalıyla birlikte müteselsil olarak sorumlu tutulamayacağı, daha açık anlatımla kendisine husumet yöneltilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan; H.U.M.K.nun 275 inci maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması, taraflarca öne sürülen itirazların da yine bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Davalı tarafça açıkça veya örtülü olarak kabul edilmiş olmadıkça, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez. Bu gibi hallerde mahkemece ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunludur. Mahkemece zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, davacı tarafça Şanlıurfa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/91 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilmiştir. Ne var ki, anılan tespit dosyası dosya içerisine getirtilmediğinden davalı tarafın tespit sırasında hazır olup olmadığı, değil ise tespit raporunun tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise rapora itiraz edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Yargılama sırasında davalı şirketin tespit dosyasında belirtilen zarar miktarını açıkça kabul etmediği, savunmasının husumete yönelik olduğu gözetildiğinde örtülü bir kabulün varolduğundan da söz edilemez. Bu durumda, zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm verilemez.
O halde mahkemece zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, hasar gören mobilyaların kullanılabilir durumda olup olmadıkları, tamamen kullanılamaz halde iseler buna dair hurda değerinin ne olduğu bulunarak zarar kapsamından düşülmeli, davacı tarafın istemekte haklı olduğu gerçek zarar miktarı duraksamaksızın belirlenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece davalılardan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi, diğer davalı yönünden de az yukarda açıklandığı şekilde bir araştırma ve soruşturma yapılması gerekirken, husumet yönünden yanılgıya düşülerek ve eksik araştırma ve soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalıların temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen 334,20 TL harcın istenmesi halinde davalı G... şirketine iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy