(3402 S. K. m. 25)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine, E. Y.. T. Ç.ve F. B. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında davaya konu 141 ada 28,114 ada 2,13 ve 107 ada 12 parsel sayılı sırasıyla 562,34 m2, 781,01 m2, 717,26 m2, 2416,55 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı F. B. tarafından miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar Hazine, Sırakaya Köyü Tüzel Kişiliği ve Sofular Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine açılan tescil davası görevsizlik kararıyla Kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaya konu 141 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı F. B. ve paydaşları adına hükümde gösterilen payları oranında veraseten iştirak olarak 114 ada 2 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar 18 pay kabul edilerek 15 payının dava dışı R. K. ve diğer paydaşlar adına, 3 payının ise davalı F. B. ve paydaşları adına hükümdeki payları oranında veraseten iştirak olarak 107 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ise davalı E. Y. ve paydaşları adına hükümde gösterilen payları oranında verasete iştirak olarak tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm davalı Hazine, davalılar E. Y. ve T. Ç.'la F. B. tarafından temyiz edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlik kararıyla aktarılan dosyada da taraf olan davalı H. Ç.'ın dosyada bulunan nüfus kaydına göre hüküm tarihinden önce yargılama sırasında 9.3.2009 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığı gibi; dava ve temyize konu 114 ada 2 ve 13 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağının edinme sütununda zilyet oldukları belirtilen R. K., E. Ç. ölü olduğu belirtilmekle mirasçısı A. Ç. , H. K., Ş. T., Y. Ö., M. B. T. mirasçıları olduğu belirtilen R. T., G. E., E. S., Ş. T. ölü olduğu belirtilmekle mirasçıları A. T., A. T., B. T., A. T., R. T., G. A., E. K., F. A., Y. T.'la E. T. veya ölü olmaları halinde mirasçıları davaya çağrılmamış, adlarına dava dilekçesiyle duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye çıkarılmamış, aynı zamanda bu dosyayla birleşen 2008/89 Esas sayılı dosyada müdahale talebinde bulunan R. T. adına duruşma günü ve gerekçeli karar tebliğ edilmemiş, bu haliyle dosyada taraf koşulu oluşturulmamış, bunlardan ayrı olarak davanın tarafları ve mirasbırakanları açısından Tapu Sicil Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Yazı işleri Müdürlüğü'nden aynı çalışma alanı içinde senetsiz ve belgesizden ne kadar yer yazıldığı sorulmamış, davaya konu taşınmazlara komşu olan taşınmazların kadastro tutanak örnekleriyle varsa dayanak kayıtları getirtilerek mahalli bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiş, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/144 Esas sayılı dosyasının temelini oluşturan dosyayla birleştirildiği belirtilen Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/361 ve 2003/206 Esas sayılı dosyalarının akıbeti hakkında yeteri kadar araştırma yapılmamış, davaya katılan ve aynı zamanda gerekçeli karar başlığında vekil olarak isimleri belirtilen Av. H. H. A.'la F. A. G.'un davalı E. Y. dışındaki taraflara ait vekaletnamelerin aslı veya onaylı suretleri dosya içine alınmamış, yine hükümde ve gerekçede isimleri belirtilen mirasbırakanların veraset ilamları 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesi gereğince çıkarılmamıştır.
Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedeni olduğu gibi tutanak asılları davaya konu olduğu için Kadastro Müdürlüğü tarafından Kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Müdürlüğünce açılan usulüne uygun bir dava yoktur. Buna rağmen karar başlığında davacı olarak gösterilmesi dahi isabetsizdir.
O halde mahkemece davalı H. Ç.'ın mirasçıları belirlenmeli, aynı zamanda davaya konu 144 ada 2 ve 13 parsel sayılı taşınmazların tespit tutanağının edinme sütununda zilyet olarak isimleri belirtilen sağ kişilerle aralarında ölen varsa bu kişilerin mirasçıları tespit edilmeli, tespit edilen kişi ve mirasçıların tebliğe yarar açık adresleri zabıta aracılığıyla araştırılmalı, yine müdahale talebinde bulunan R. T.'nın dilekçesinde bildirdiği adres esas alınarak adlarına dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 Sayılı Tebligat Kanununu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine, davalılar E. Y. ve T. Ç.'la F. B.'un temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istenmesi halinde ilgililerine ayrı ayrı iadesine, 09.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy