(818 S. K. m. 41) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Aski Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Alacak davalarında davalı olma sıfatı, alacağın borçlusuna, haksız fiillerde zarar sorumlularına, itirazın iptali davalarında ise hakkında takip yapılan ve itiraz etmesi sebebiyle hakkındaki takip kısmen ya da tamamen duran borçluya aittir. Borçlu veya zarar sorumluları dışında 3. bir kişiye karşı dava açılması durumunda davanın sıfat yokluğu, bir başka deyişle husumet yönünden reddine karar verilmesi zorunludur.
Ayrıca, kaçak su kullanım bedelinden fiili kullanım yapan gerçek ve tüzel kişiler sorumludur.
Somut olaya gelince; davacı, davalının abone olmaksızın işyerinde boru takarak kaçak su kullandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Yargılama sırasında davaya konu tutanağın tutulduğu yerde kimin ve hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu araştırılmamış, kaçak su kullanıldığı iddia edilen yerde tutanak tarihi itibariyle dava dışı kişinin aboneliğinin bulunduğu, anılan abonelikten davalının kaçak su kullanmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Aboneliğin başkası adına kayıtlı olması, davalının kaçak su kullanmadığı sonucunu doğurmaz. Abonelik başkası adına kayıtlı olsa dahi, kaçak suyun fiili kullanıcısının kullandığı kaçak su bedelinden sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece tutanak düzenlenen adreste davalının faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunuyor ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü ve diğer kurumlardan sorularak saptanması, kaçak su kullanma fiilinin kim tarafından işlendiğinin duraksamasız belirlenmesi, öncelikle husumet sorunu çözümlendikten sonra davanın esasına yönelik hüküm oluşturulması, kaçak su kullanma fiilinin davalı tarafından işlendiğinin tespiti halinde ise, dosya kaçak su bedeli hesabı konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek, bilirkişiden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği kaçak su bedelinin hesaplanması için rapor alınması, davalı tarafın sorumlu tutulabileceği kaçak su bedeliyle takip tarihi itibarıyla istenebilecek işlemiş faiz miktarının duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istenmesi halinde davacı tarafa iadesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy