(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 126 ada 1 ve 19 parsel sayılı sırasıyla 2888,06 m2 ve 40064 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı R. satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı R. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 126 ada 1 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde davacı R. yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı, menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
Ne var ki; dosya içeriğine göre yerel bilirkişi, davacı tanıkları ve tutanak bilirkişisi O.'ın beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi dava konusu taşınmazların tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları ile tespit tutanağı içeriği birbiri ile çeliştiği, bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde tutanak bilirkişileri A. ile İ. yapılan keşifte dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gösterilmemiş, taşınmazların güneyindeki aynı ada 7 ve T... yolundan sonraki 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tutanak örneği ve varsa dayanağı belgeler dosyaya getirtilmemiş, yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları bu suretle denetlenmemiş, davacı bayileri H., D. ve Z. yönünden kayıtsız ve belgesizden taşınmaz kaydı olup olmadığı sorulmamış, eksik inceleme ile hüküm kurma yoluna gidilmiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazlara komşu aynı ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile doğusundaki yoldan sonra bulunan 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların ada numaraları belirlenerek bu parsellerin tutanak örneği ve varsa dayanağı belgeler dosyaya getirtilmeli, akabinde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve uzman ziraatçi bilirkişi tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri yeniden taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmen, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parseller yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, davacı bayileri H., D. ve Z. adlarına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile başka taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy