(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi, davacı M. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bir muhtesata yeni bölümler ilave edilmesi, muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhtesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhtesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhtesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhtesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerdir. Bu işler için harcanan giderler de muhtesatın değerini artıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir, iyileştirici nitelikteki bu giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını B.K.'nun 61 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği kuşkusuzdur. İyileştirme giderlerini yapan malik ya da maliklerin taşınmazın ortaklığının giderilerek satılması ve muhtesattan yararlanmalarının son bulması ile istenebilir hale gelecek bu giderler için eda nitelikli alacak davası açma hakkı mevcut iken önceden bu iyileştirme giderlerinin tespitini dava etmekte hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez.
Somut olaya gelince, toplanan delillerden tarafların ortak mirasbırakanı V. adına tapuda kayıtlı, ortaklığın giderilmesi davasına konu 3124 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1. ve 2. katın tarafların babası tarafından binanın kaba inşaatının yaptırıldığı mahkemece yapılan keşif ve toplanan delillere ve mahkemenin kabulüne göre de yalnızca 1. katın davacı tarafından masraf yapılmak suretiyle sıva, cam, boya, seramik, ince işlerinin yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Mirasbırakanın sağlığında temeli atılarak kaba inşaatı tamamlanan binanın bu aşamada iken muhtesat niteliğini kazandığı, davacının bu aşamadan sonra yaptığı işlerin ise inşaatı tamamlamaya yönelik iyileştirme gideri olduğu kuşkusuzdur.
Sonuç: Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözetilerek davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı M.'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy