(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı D. ve H K. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 117 ada 4, 6, 118 ada 12, 13, 119 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 1413,04 m2, 31,95 m2, 762,68 m2, 2981,20 m2 1629,59 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 117 ada 4, 118 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar davalı H K., 117 ada 6, 118 ada 13,119 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar davalı D. K. adına tespit edilmiştir. Davacı M. K. miras yoluyla gelen hakka ve satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, davaya konu taşınmazların tespitinin iptaliyle taşınmazlar 300 pay kabul edilerek 132/300 payın davacı M. K. adına, geriye kalan payların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı D. ve H K. tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davalı Hacı ve D. K.'ın 3.9.2009 tarihli celsede alınan beyanlarına dayanılarak, keşif yapılmadan davaya konu taşınmazların tamamı 300 hisse kabul edilerek tespitlerinin iptali ile 132/300 payın davacı M. K., geriye kalan payların tespit gibi tescillerine dair hüküm kurulmuşsa da varılan sonuç dosya içeriği ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Somut olayda; davalılar Hacı ve D. K., taşınmazların M. A. K.'dan kaldığı, davacı M. K. tarafından amcası olan A. K.'ın miras payının satın alındığına dair kabulleri varsa da; A.'nin kız kardeşi, M. A. K. kızı F. K.'ın payının da davacı tarafından satın alındığına dair bir kabulleri bulunmadığı gibi, M. A. K.'ın veraset ilamı ya da nüfus aile kayıt tablosunun tamamı da dosya içerisinde mevcut bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; öncelikle M. A. K.'a ait nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek mirasçılarının kim olduğu ve payları Kadastro Hakimi tarafından belirlenmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümüyle varsa taraf tanıkları hazır olduğu halde taşınmazlar başında keşif yapılarak öncelikle davaya konu taşınmazların bütün mirasçıların katılımıyla usulüne uygun paylaşılıp paylaşılmadığı araştırılmalı, usulüne uygun bir paylaşmanın bulunmaması halinde M. A. K. kızı F. K.'ın miras payının davacı M. K.'a ya da A. K.'a satılıp satılmadığı hususu 3.9.1969 tarihli senet tanıkları da dinlenerek belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yetersiz araştırma ve soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı D. ve H. K.'ın temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün bozulmasına, peşin alınan harçların istenmesi halinde ayrı ayrı ilgililerine iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy