(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 141 ada 20 parsel sayılı 1825,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı aynı ada 9 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olarak tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı S. A., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı S. A.'nın miras bırakanı H. A. mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 141 ada 20 parsel sayılı taşınmazın, davacı ve paydaşları adına tespit edilen dava dışı aynı ada 9 parsel sayılı taşınmaza miktarından fazlasıyla uygulanan ve Hazine'nin temliki ile oluşan Şubat 1960 tarih 82 sayılı sicilden gelen 03.10.1961 tarih ve 8 sayılı tapu kaydının miktar fazlası olduğu ve tapunun tüm yönlerinin mera okuduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu durumda davacı taraf adına tespit edilen dava dışı 141 ada 9 parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olan taşınmazların meradan kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Kayıt ve belgeler lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil eder.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy