(1086 S. K. m. 388) (6100 S. K. m. 297)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğinde toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Hükümde, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. (HUMK 388, yeni HMK 297)
Davalı derneğin en son 10.03.2006 tarihinde genel kurulunu yaptığı dernek tüzüğüne göre daha sonra yapması gereken ard arda iki genel kurulunu yapmadığı öne sürülerek dava açılmış ise de davalı derneğin 20.03.2008 ve 12.03.2010 tarihlerinde tüzüğüne uygun olarak genel kurul toplantıları yaptığı, ancak genel kurul sonuçlarını İl Dernekler Müdürlüğüne bildirmediği, ard arda iki genel kurulun yapmama olgusunun somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Genel kurul sonuçlarının Dernekler Müdürlüğüne bildirilmemesi genel kurul yapılmadığı sonucunu doğurmaz. Bu fiilin müeyyidesi para cezasıdır. Derneğin kendiliğinden dağılmasına ilişkin davalarda sonuca etkili bulunmamaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgu da gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi İl Dernekler Müdürlüğü"nün davacı, derneğin de davalı olarak gösterilmesi gerekirken ihbar eden ve ihbar olunan yazılması ve dernek yöneticileri hakkında hüküm kurulması dahi isabetsiz, davalı derneğin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 12.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy