(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı (R.Y.) tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 124 ada 8 parsel sayılı 4568, 06 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı (S.Y.) ve paydaşı adına tespit edilmiştir. Davacı (R.Y.), tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı (S.Y.) payına yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı (R.Y.) tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 124 ada 8 parsel sayılı taşınmazın paylaşma sonucunda davalıların payına düştüğü, tespit tarihine kadar taksime uygun olarak kullanıldığı, davacı tarafın taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının da gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacının tutunduğu tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı, davacının tapudan gelen hakkını tapu dışı yolla dava dışı (H.T.)'e devredip devretmediği yönünde toplanmıştır.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte denetime imkan verecek şekilde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, tapu kaydının hudutlarında belirtilen sırt ve kuşkayası sınırları sabit olmayan sınırlardan olduğu da gözetilerek nehri cari ve obuz sınırları esas alınarak tapu kaydının yüzölçümü itibariyle kapsamı belirlenmeli ve uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı kapsamında kalması halinde; bilirkişi ve tanıklardan davacının tapudan gelen payını dava dışı (H.T.)'e devredip devretmediği, 124 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bu kişi adına tespit gerekçeleri sorulup saptanmalı, davacının payını devretmediğinin belirlenmesi halinde tutanak içeriğinde belirtilen taksime göre davacının payına karşılık ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki olması halinde tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek aykırılık giderilmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı (R.Y.)'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 11.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy