(6100 S. K. m. 362, Geç. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliği edilen 26.06.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden B. E. vekili geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Asıl ve birleşen dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Muhtesat aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiği açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur.
Toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı 296 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki ölü H. E.'e ait iki adet mirasçılık belgesinin bulunduğu, dosya içerisinde mevcut Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.06.2006 günlü mirasçılık belgesi ile aynı mahkemenin 08.06.2004 tarihli mirasçılık belgesi içeriğinin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Anılan mirasçılık belgelerinin iptal edilip edilmediği belli olmamakla 08.06.2004 günlü mirasçılık belgesinde gösterilen H. ve E. kızı P. K.'nun da mirasçı olduğu ve davada taraf olarak yer alması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca öncelikle ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyası getirtilmeli, daha sonra dava konusu muhtesatların davacı tarafa ait olduğunu kabul etmeyen tüm paydaşların asıl ve birleşen davada taraf olmalarının zorunlu olduğu düşünülerek tüm mirasçıların ve özellikle adı geçen mirasçının davada taraf olarak yer alması sağlanmalı, yargılamaya geldiğinde davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece taraf koşulu gerçekleştirilmeden eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı B. E.'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı-davacı B. E. yararına takdir ve tespit olunan 900,00 TL avukatlık ücretinin karşı taraftan alınarak adı geçene verilmesine, peşin ödenen harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 03.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy