(3402 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı H. K. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi hükmünde Kadastro Mahkemelerinin görevinin taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı açıklanmıştır. Kadastro Mahkemeleri kural olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkartıldıktan sonra, askı ilan süresi içinde ve tespitten önceki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmakla görevlidir. Tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalarla, tutanaklar kesinleştikten sonra açılan davalara ve tespitten sonraki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmak Kadastro Mahkemelerinin görevi dışında kalıp genel mahkemelerin görevine girmektedir. Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu edilen 350 ada 84, 337 ada 1, 328 ada 23, 315 ada 4, 303 ada 266 ve 352 ada 12, 13, 15 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin askı ilanlarının 08.06.2006 ila 07.07.2006 tarihleri arasında yapıldığı, davanın ise 30 günlük askı ilan süresi geçtikten sonra 12.07.2006 tarihinde açılmış olduğu, bu hale göre dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Sonuç: Açıklanan olgular dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın usulün 27.maddesi hükmü uyarınca görevli ve yetkili Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı H. K.'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı H. K.'a iadesine, 15.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy